YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18288
KARAR NO : 2020/11509
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk … hakkında müştekiler …ve …’a karşı kasten yaralama suçundan ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 14.08.2013 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 26.09.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle bu tarih itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zamanaşımının “1 ay 12 gün” süre ile durduğu ancak; suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 17.08.2007 tarihi ile mahkemece hükümlerin açıklanması suretiyle mahkumiyet kararı verilen tarih arasında, zamanaşımının durduğu süre de düşüldükten sonra, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen “7 yıl 12 aylık” olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nin 66/3. maddesindeki “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” ve yine aynı maddenin 4. fıkrasındaki “Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğa yüklenen TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3 maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçu bakımından öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin, TCK’nin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince “7 yıl 12 ay” değil “15 yıl” olduğu ve inceleme tarihi itibariyle henüz olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkilediği belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesine aykırı olarak, suça sürüklenen çocuğun cezasında (1/6) oranında artırım yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 23.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.