Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/21246 E. 2013/18157 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21246
KARAR NO : 2013/18157
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin ve 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 20.4.1982 ile 3.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespitini istemiş, Mahkemece, davacının vergiye kayıtlı olduğu 19.12.1984 ile 4.10.2000 tarihleri arasındaki dönemi 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi uyarınca borçlanabileceğinin ve 6111 sayılı Yasa uyarınca prim borçlarını yapılandırabileceğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre; 27.8.2003 tarihli bildirge ile vergi kaydına dayalı olarak 4.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescili yapılan davacının, 23.8.2003 tarihli vergiye kayıtlı olduğu dönemi borçlanmak için başvurusunun bulunmasına rağmen, Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve 4956 sayılı Yasa ile eklenen 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesi olup, anılan Yasanın geçici 18.maddesi; “Sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay
içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelerine göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağını yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir” hükmünü getirmiştir.
Davacının, süresinde bir talebinin bulunması karşısında geçici 18. madde kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair mahkeme yaklaşımında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Fakat, davacının 4.10.2000 tarihinden sonraki sigortalılık dönemine ilişkin olarak prim borcu bulunmaması, vergi borçlanmasının ise 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesinde öngörülen şekilde yapılması gerekliliği ve 6111 sayılı Yasa’da vergi borçlanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında anılan borçlanma bedeli yönünden, davacının, 6111 sayılı Yasa’nın yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine hükmedilmesi, yerinde görülmemiştir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.