Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25494 E. 2020/11826 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25494
KARAR NO : 2020/11826
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı tarafından davacının iş sözleşmesine son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 17.09.2012 tarihinde iş başında uyuduğunun tespit edildiğini, buna ilişkin tutanak tutulduğunu, davacının uyarıldığını ve 2 günlük ücret kesintisi cezası verildiğini ancak olayın 21.01.2015 tarihinde tekrarlanması üzerine davacının savunmasının alınarak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi ve buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, davacının görev başında uyuması ve bu eylemin ikinci kez tekrarlanması sebebiyle toplu iş sözleşmesi gereği disiplin kurulundan da geçirilmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ilk olarak görev başında uyuma eyleminin 2012 yılında gerçekleştiği, feshe konu eylemin ise 21.01.2015 tarihinde meydana geldiği, iki tarih arasında uzun bir sürenin geçtiği ve buarada yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalandığı gerekçesiyle işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı kabulüyle kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Davacı işçi, sendika üyesi olup işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinde çalışma saatlerinde ilk defa uyuma halinde uyarma cezası uygulanacağı, tekrarı halinde işten çıkarma cezası verileceği belirtilmiş olup davacı işçiye 2012 yılındaki ilk uyuma eylem sebebiyle yevmiye kesme cezası uygulanmıştır. Her iki uyuma eyleminin aynı toplu iş sözleşmesi döneminde gerçekleşmesi bir zorunluluk olmayıp 21.01.2015 tarihinde gerçekleşen uyuma eylemine dayalı olarak bu tarihte yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü gereği disiplin cezası uygulanması yerindedir.
Davacı tanığı … da davacının görevi başında uyuduğunu ve yaptığı işin kısa süre de olsa uyuyarak yapılabilecek mahiyette bir iş olmadığını beyan etmiştir. Davacının işinin başında uyuması eylemi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-ı uyarınca işin güvenliğini tehlikeye düşürmüştür. Toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü de dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmış olup davacının kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir. Mahkemenin yazılı şekilde kabule ilişkin kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.