YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18101
KARAR NO : 2020/13630
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde mağaza müdür yardımcısı olarak 27.12.2007 tarihinden iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 12.10.2015 tarihine kadar askerlik süresi hariç kesintisiz çalıştığını, son zamanlarda baskı yapılarak çalışma koşullarının rızası dışında değiştirildiğini, mağaza sorumlu yardımcısı olmasına rağmen bazen reyonda, bazen kasada hatta bazen de temizlik işinde çalıştırıldığını, işten ayrılmayınca sudan bahanelerle işten çıkartıldığını, ihtarname ile alacakların talep edilmesine rağmen ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının çalışma süresi boyunca birçok usulsüz eylemi olduğunu ve ihtarların verildiğini, davacının son kullanma tarihleri geçmiş olan ürünlerin satışta tutulmaması hususunda özellikle savunmasının alınmasına ve bu hususta uyarılmasına rağmen, uyarıları dikkate almayarak usulsüzlükleri tekrarladığını, hatırlatıldığı halde görevini yapmaması nedeniyle davacının iş sözleşmesine haklı nedenle son verildiğini, mağazada vardiyalı çalışma sistemi uygulandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı olarak feshedilip feshedilmediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.” halinde işverenin derhal fesih hakkının olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda, davalı işverence yapılan 12.10.2015 tarihli fesih bildiriminde: “Müvekkili şirkette son kullanma tarihi yaklaşmış olan ürünlerin satış reyonundan kaldırılmasına ilişkin bir prosedür bulunmakta olup şirket yetkilileri tarafından çalışmakta olduğu mağazada yapılan incelemelerde son kullanma tarihleri yaklaşmış ve geçmiş ürünleri satışta tutarak bu prosedüre aykırı davranmış olduğunun tespit edildiği, yapılan incelemelerde aynı konuda daha önce defalarca yazılı ve sözlü uyarıldığı ve bu hususta ihtarlar almış olduğunun tespit edildiği, son olarak yine bu prosedüre uymadığı tespit edilerek 08.10.2015 tarihinde savunmasına başvurulduğu, 09.10.2015 tarihli savunmasında eylemi kabul ettiğini, özellikli olarak bir konuda onlarca ihtar ve uyarı almış olmasına rağmen davranışlarında ısrarcı olup görev tanımına aykırı hareket ettiği, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu 25/II-h maddesine göre iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği” bildirilmiştir.
Davacının görev tanımı 9. bendinde son kullanma tarihi geçmiş, niteliği bozulmuş, patlamış, çürümüş ürünleri satıştan kaldırarak fire prosedürüne göre uygulama yapmak olduğu tespit edilmiştir.
Fesih bildiriminde belirtilen 08.10.2015 tarihli savunma talep yazısında 03.10.2015 tarihinde bölge sorumlusu Şener Ekşi’nin mağaza ziyaretinde yapmış olduğu kontrolde 05.10.2015 son kullanma tarihli 1 adet 6’lı susamlı hamburger ekmeği, ve 06.10.2015 son kullanma tarihli 1 adet 4’lü Danino meyveli içecek ürünlerinin satışta olduğunun tespit edildiği belirtilerek savunması talep edilmiş davacının savunmasında aynı ifadeleri yazdığı görülmüştür. Söz konusu ürünlerin tespit tarihinde son kullanma tarihinin geçmediği açıktır. Davacıya öncesinde 05.10.2015 tarihinde verilen ihtar içeriğinde ise 27.09.2015 tarihinde bölge sorumlusunun yaptığı mağaza ziyaretinde 28.09.2015 son kullanma tarihli 1 adet tavuk kalçalı but ve 27.09.2015 son kullanma tarihli 1 adet tavuk but incik ürünlerini bir gün öncesinden raftan kaldırması gerekirken kaldırmadığı gerekçesiyle davacının savunması alınarak ihtar cezası verildiği anlaşılmıştır. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerle ilgili olarak 07.08.2015 tarihindeki savunma talep yazısında 05.08.2015 tarihinde bölge sorumlusunun yapmış olduğu kontrolde 07.08.2015 son kullanma tarihli 2 adet tam buğday ekmeği, ve 07.08.2015 tarihli 1 adet saf kepek ekmeğini bir gün önce raftan kaldırması gerekirken rafta tuttuğu gerekçesiyle savunması alınarak ihtar cezası verildiği tespit edilmiştir. İhtar konusu yapılan tespitlerden 27.09.2015 tarihli tespitte işveren 1 gün öncesinden raftan kaldırması gerekirken ürünleri kaldırmadığına dayanmış davacı da iki adet buzdolabının temizlenmesi için ürünlerin birinde toplandığını, ancak sonra kalkması gereken ürünlerin unutulduğunu bundan sonra daha dikkatli olunacağını beyan etmiştir. Bu hususta işverence ihtar verilmiştir. 08.10.2015 tarihli ve 07.08.2019 tarihlerindeki tutanaklarda ise tespit tarihine göre henüz son kullanma tarihinin geçmediği en az iki gün bulunduğunun anlaşıldığı tespite konu ürünlerin ise zaten raf ömrünün yaklaşık 1 hafta olduğu görev tanımına aykırılığın gerçekleşmediği, dosya kapsamı ve davacının özlük dosyası içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının haklı fesih boyut ve ağırlığında eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde taleplerin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.