YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5282
KARAR NO : 2020/5577
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davada davacı, dava dışı oğlu …’ün sahibi olduğu şirketin ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine asıl ve birleştirilen davada davalı …’un …’da kalırlarsa alacaklıların kendisinin ve ailesinin başına kötü şeyler getirebileceği şeklindeki tehdit ve telkinleri neticesinde işlerinin takip edilmesi amacıyla davalı …’a vekaletname verdiğini, vekaletnamenin satış yetkisi de içerdiğini sonradan öğrendiğini, davalı …’un vekaletnamedeki tevkil yetkisine istinaden birleştirilen davada davalılar … ve …’a yetki verdiğini, hile ile alınan vekaletname kullanılarak, davalı …’un dava konusu 3348 ada 6 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümü asıl davada davalı …’e, davalı …’ın dava konusu 3003 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümü, davalı …’ın da dava konusu 11326 parseli birleştirilen davada davalı …’e satış suretiyle devrettiklerini, …’in daha sonra 8 nolu bağımsız bölümü ve 11326 nolu parseli 3. kişilere sattığını, tüm davalıların el ve işbirliği içerisinde olduklarını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisine herhangi bir satış bedeli de ödenmediğini ileri sürerek, asıl davada davalı … adına olan kayıtlı olan dava konusu 6 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini; birleştirilen davada 3. kişilere devredilen dava konusu 8 nolu bağımsız bölüm ve 11326 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi itibarıyla tespit edilecek rayiç değerinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Asıl davada davalılar … ve …, iddiaların doğru olmadığını, davacının kendisinin ve dava dışı oğlu …’in borçlarının kapatılması amacıyla dava konusu taşınmazların satışı için vekaletname verdiğini, davacının oğlu … ile davalı … arasında 28.07.2015 tarihli protokol düzenlendiğini, bu sözleşmeden de anlaşıldığı üzere davalı …’un …’e nakit 150.000 TL borç verdiğini ve …’in bankadan çektiği krediye davalı …’un kefil olduğunu, ayrıca kredi çekilebilmesi için davalı …’un babası ile davalı … adına kayıtlı taşınmazlar üzerine de ipotek tesis edildiğini, nakit verilen paralar, kredi borçları ve ipotekle birlikte davacının oğlu …’in davalı …’a toplamda 800.000 TL borcunun bulunduğunu, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle dava konusu 6 nolu bağımsız bölümün bedeli karşılığında davalı …’e satıldığını, satış bedelinin bir kısmının elden bir kısmının da banka kanalıyla davacıya ve davacının oğlunun kullandığı kredi hesabına ödendiğini, davacının bilgisi ve iradesi doğrultusunda işlemlerin gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen davada davalı … ve …; asıl davadaki savunmalarını tekrarlayarak, dava konusu 11326 nolu parsel ve 8 nolu bağımsız bölümün de davacının oğlu …’in borçları sebebiyle bedeli karşılığında 3. kişilere satıldığını, satış bedelleri ile dava dışı …’in kullandığı kredi borçlarının ödendiğini, işlemlerden sonra hiç bir hak ve alacağının kalmadığına ilişkin davacı tarafından 19.10.2015 tarihli ibraname düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleştirilen davada davalı … ve …; davalı …’a verilen vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayalı olarak, davacının rızası ile taşınmazların 3. kişilere satıldığını, satış bedelleri ile davacının oğlunun borçlarının kapatıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; asıl ve birleştirilen davada davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.50 TL. bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, 02/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.