Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17202 E. 2020/13649 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17202
KARAR NO : 2020/13649
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, ihalelerle taşeronlara işveren … nezdinde çalışan davacının işçilik alacaklarından, …’ın kapanması nedeni ile davalının sorumlu olduğunu, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-6360 sayılı Kanun ile …’ın tüzelkişiliğinin kaldırılması sonucunda … nezdinde çalışan alt işveren işçilerinin işçilik alacaklarından hangi kurumun sorumlu olduğu uyuşmazlık konusudur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Dairemiz daha önce incelenen benzer dosyaların kapsamındaki çeşitli bilgi ve belgelerden, söz konusu işçilerin yaptıkları görev veya fiilen yaptığı işi, komisyonun 2014/42 sayılı kararı eki listeler bakımından neticeye etkili değildir, zira, Antalya Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 2014/42 sayılı kararının eki tutanaklar ve listelerde borç ve sorumlulukların hizmet alım sözleşmeleri kapsamında bir bütün olarak kurumlara devredildiği, işçilerin işine ve göreve göre devredilmediği anlaşılmaktadır. Bu karara itirazların incelendiği Komisyonun 2014/108 sayılı kararı da mevcut olup, Komisyonun 2014/128 sayılı kararı ile 2014/42 karar ve eki tutanaklar / listeler ile 2014/108 sayılı kararın geçerli olmasına ve aynen kabulüne karar verilmiştir. Neticeten, Komisyon kararlarının metin kısmında hangi kurumun ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama bulunmadıkça ve 6360 sayılı Kanun’da veya mevzuat hiyerarşisinde komisyon kararlarının daha üstünde yer alan mevzuatta hangi kurumun ne ile / ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama bulunmadıkça, 2014/42 sayılı kararın ekindeki listelere göre hangi hizmet alım sözleşmesi hangi kuruma devredilmiş ise o kurum, belirtilen hizmet alım sözleşmesine dayanılarak çalıştırılan işçinin işçilik alacaklarından bir bütün olarak, işçinin yaptığı görev her ne olursa olsun, sorumlu olacaktır. Hizmet alım sözleşmelerinden doğan sorumluluklar bir bütün olarak kurumlara devredilmiştir.
Komisyon kararlarının metin kısmında hangi kurumun ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama var ise veya 6360 sayılı Kanun’da ya da mevzuat hiyerarşisinde komisyon kararlarının daha üstünde yer alan mevzuatta hangi kurumun ne ile / ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama bulunması halinde, bu düzenlemenin gerektirdiği ölçüde davacının görevi ve bu işi hangi kamu hizmetinin yerine getirilmesi kapsamında yaptığı dikkate alınmalıdır. Ancak, her hizmet, işin özünü oluşturan işi sahada yapan personel kadar o işle ilgili çalışan büro personeli, odacı, şoför ve benzeri görevlerde çalışan, işin esas kısmını yapmasa dahi yapılmasına katkı sağlayan, yardım eden personel ile bir bütün olarak yürür. Bu nedenle belli bir hizmetin bir kuruma özel mevzuat hükmü veya komisyon kararı açıklaması ile devredildiğinin anlaşılması halinde, mevzuatta ayrı ve açıkça ortaya konmuş aksi yönde bir düzenleme bulunmadıkça, söz konusu hizmetin devredildiği kuruma o hizmetin gerçekleştirilmesi için çalıştırılan tüm personelin, görevlerine bakılmaksızın, devredildiğinin kabulü gerekeceği göz önüne alınmalıdır. Bu açıklamalar kapsamında, davacının yaptığı görevi ve/veya bu görevi hangi kamu hizmetinin yerine getirilmesi kapsamında yaptığının tespiti önem arzedebilecektir.
Komisyonun 2014/126 sayılı kararına gelince, bu kararın …’ın alt işverenlerinde çalışan işçiler ile ilgisi olmadığı, …’ın alt işverenlerinin işçilerini kapsamadığı intibaı doğmaktadır ki bu husus da ele alınmalıdır, irdelenerek açığa kavuşturulmalıdır.
Bu nedenle, davacı işçişnin görevi ne olur ise olsun, en son hangi hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı taraflardan sorularak ve gerekirse ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek tespit edilmelidir. Bu hizmet alım sözleşmesinin hangi kuruma Komisyon kararı/kararları ile devredilidği belirlenerek davalı …’nin davacının işçilik alacaklarından sorumlu olup olmadığı ortaya konmalıdır.
Komisyon kararlarının metin kısmında hangi kurumun ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama var ise veya 6360 sayılı Kanun’da ya da mevzuat hiyerarşisinde komisyon kararlarının daha üstünde yer alan mevzuatta hangi kurumun ne ile / ne işle sorumlu olduğuna dair ayrı ve açık bir açıklama bulunması halinde, bu düzenlemenin gerektirdiği ölçüde davacının görevi ve bu işi hangi kamu hizmetinin yerine getirilmesi kapsamında yaptığı dikkate alınmalı, yukarda belirtildiği şekilde sonuca gidilmelidir.
Sonuca gidilmesi için gereken davacının en son çalıştığı işyeri sicil dosyası, hangi görevde ve hangi kamu hizmetine yönelik olarak davacının çalıştığına dair belgeler, hizmet alım sözleşmesi/sözleşmeleri, ihale belgeleri, var ise dosyadaki eksik Komisyon kararları, davacının işyeri şahsi sicil dosyası / dosyaları, olur ise tarafların delil olarak bildirecekleri yeni /diğer belgeler gerekirse HMK’nun 220. maddesi uygulanarak celbedilmelidir. Tarafların bildirmesi halinde konuya ilişkin diğer sair deliller toplanmalıdır.
Taraflardan husumetin belirlenmesi konusunda bildirecekleri başka delil olup olmadığı sorularak varsa toplanmalı ve gerekirse HMK’nun 220. maddesi de tatbik edilmelidir.
Gerekmesi halinde husumetin tespiti noktasında tanıklar dinlenmelidir.
Buna göre davalı …’ye devredilmiş bir işçilik alacağı ise mahkeme tarafından işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. Esas hakkında karar verilmesi için de eksik belgeler var ise gerekmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 220. maddesi uygulanmalıdır. İşin esasına girilmesi halinde hizmet süresi gibi kamu düzenine ilişkin konuların yanı sıra tüm iddia ve savunmalar ele alınarak sonuca gidilmelidir.
Davacının …’ın tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra fiilen çalıştığı bir kurumun olduğu iddiası var ise bu şekilde …’ın sona ermesinden sonra süren fiili çalışması olup olmadığı, böyle bir fiili çalışması olduğunun anlaşılması halinde bu kurum tespit edilerek, bu kurum davalı kurum ise işçilik alacaklarında davalı kurum da kendisine karşı dava açılmış alt işveren var ise o alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmalıdır. Zira, genel kural, işçiyi fiilen çalıştıran asıl işverenin alt işveren ile birlikte işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasıdır. Bir diğer deyişle, işçinin hizmetinden fiilen yararlanan kurum, salt bu fiili faydalanmanın neticesi olarak işçilik alacaklarından sorumlu hale de gelir. Bu durum da gözetilmelidir.
Davacının işçilik alacaklarının davalı …’ye değil de başka bir kuruma devredildiğinin anlaşılması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi işletilerek sonuca gidilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.