YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6448
KARAR NO : 2020/4123
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli, 2018/613 esas ve 2019/536 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 28/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 07/08/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda; 08/01/2018 tarihli ve 2017/172430 soruşturma, 2018/209 sayılı karar ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 31/01/2018 tarihinde tebliğ edilerek 22/02/2018 tarihinde infazı için İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, 27/02/2018 tarihli ve 2018/1203 DS sayılı çağrı yazısının 20/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 15/03/2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede 3 aylık ayaktan bağımlılık programına alındığı, hastanenin 20/07/2018 tarihli yazısı ile, tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirildiği, uyarılmasına karar verildiği, 03/08/2018 tarihli uyarı yazısının 14/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği,uyarı tebliğine rağmen müdürlüğe başvurmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunca 20/09/2018 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 20/09/2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 05/10/2018 tarihli, 2017/172430 soruşturma, 2018/45177 esas ve 2018/37101 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4-a maddesi yollamasıyla 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04/07/2019 tarihli 2018/613 esas ve 2019/536 sayılı kararı ile, sanığın denetime askerde olması nedeni ile uyamadığı, kovuşturma şartı olan yükümlülük ihlalinde ısrar unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine, kamu davasının ertelenmesi kararının devamı hakkında gereğinin yapılması için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine” karar verildiği, kararın 12/09/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/01/2018 tarihli ve 2017/172430 soruşturma, 2018/209 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yükümlülüklerini ihlâl etmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/536 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/3. maddesinde “Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” ve 191/4-a maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, …hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki hükme nazaran, Mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 14/09/2015 tarihli ve 2015/8259 esas, 2015/3572 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/536 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/01/2018 tarihli ve 2017/172430 soruşturma, 2018/209 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirini ihlâl ettiği gerekçesi ile hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine ve kamu davasının ertelenmesi kararının devamı hakkında gereğinin yapılması için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/3. maddesinde “Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” ve 191/4-a maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, …hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde,
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenlemelerin yer aldığı,
Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, aksi halde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “kamu davasının düşmesine ve kamu davasının ertelenmesi kararının devamı hakkında gereğinin yapılması için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilerek dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen düşme kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilerek hükmün karıştırılması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; kamu davası hakkında durma kararı verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04/07/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/536 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
23/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.