Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3271 E. 2020/4261 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3271
KARAR NO : 2020/4261
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2018 tarih ve 2017/263 E. – 2018/77 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca davalıya kullandırılan kredi kartından doğan alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nde 2009/33571 E. sayılı dosya ile takip başlattığını, yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptali davası açmak için öngörülen 1 yıllık süre geçmiş olduğundan itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek kredi kartı kullanımından doğan ödenmeyen 17.473,37 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davalının aleyhine başlatılan takibe yapmış olduğu itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/16700 Esas, 2016/2166 Karar sayılı, 11.02.2016 tarihli ilamı ile “…28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, anılan kanunun 3/1-k-j,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Mahkemece, açıklanan görev hükümleri gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece görevsizlik kararı verilerek tüketici mahkemesinin görevli olduğuna hükmedilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, icra takip tarihi itibariyle davacının 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.981,10 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve alacak miktarının likit olduğu, tazminat talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün 2009/33571 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 7.745,78 TL asıl alacak, 224,12 TL temerrüt faizi, 11,20 TL gider vergisi olmak üzere toplam 7.981,10 TL üzerinden devamına, takip konusu edilen alacak miktarın olan 7.745,78 TL’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın niteliğinde yanılgıya düşülerek dava konusu olmayan İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün 2009/33571 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına dair hüküm kurulmuş ve icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup, mahkemece davanın niteliğine uygun düşmeyecek şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.