Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2011/33820 E. 2012/38819 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/33820
KARAR NO : 2012/38819
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Aynı yer yargı çevresi içerisinde bulunan ceza infaz kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulundukları anlaşılan, duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulması hususunda bir talepleri olmayan ve bu hususta bir karar da verilmemiş olan sanıkların 30.05.2008 tarihinden sonraki celselerde ve karar duruşmasında hazır edilmeyerek yokluklarında karar verilmek suretiyle 5237 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine muhalefet edilmesi,
2) İlk haksız hareketin hangi sanıktan kaynaklandığı tespit edilemeyen ve kavganın başlangıcına ilişkin görgü tanığı bulunmayan olayda, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
3) 5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesi uyarınca hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde erteli hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine dair kararın, erteleme kararını veren mahkeme tarafından erteli cezaya ilişkin dosya üzerinden verilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemesine bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken sanık … hakkında adli sicil kaydında bulunan Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2006 tarih ve 1999/1342 esas-2006/454 karar sayılı ilamı ile verilen erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi,
4) Sanıkların, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyları üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyları dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacaklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.