YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16073
KARAR NO : 2010/6552
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı faizi ile ücret alacağı ve mahrum kalınan
vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, iş akdinin haksız olarak feshi üzerine açtığı kıdem tazminatı davası sonunda kıdem tazminatı ödenmesine karar verildiği, mahkemece, kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği, dava tarihi ile fesih l tarihi arasındaki dönem için kıdem tazminatı faizi ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için kıdem tazminatı faizinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, isteğin yerinde olmadığını faiz alacağı isteğinin 2005/109 E. no. lu dosyada istendiğini, yargılama neticesinde bu talebin reddedildiğini, bu konuda temyiz olmasına rağmen kararın onandığını, kıdem tazminatı davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olması nedeni ile bu aşamada faiz istenemeyeceğini, bu hususun yeniden dava konusu yapılamayacağını; davalı şirketten bir hak ve alacağının olmadığını, ileri sürerek isteğin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kıdem tazminatının dava konusu yapıldığı davada yargılama sonunda dava tarihi olan 23.05.2005 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, asıl alacağa azil tarihi olan 08.08.2003 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken davadan itibaren faize hükmedilmiş olması nedeni ile temyiz edilmesine rağmen kararın onandığı, davacının bu talebi konusunda kesinleşmiş karar bulunduğu gerekçesi ile isteğin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fesih tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için kıdem tazminatı faizi istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120.maddesi uyarınca işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Bu durumda faiz başlangıcı fesih tarihidir.
Öte yandan, kıdem tazminatı ödenmekle feri hak olan faiz hakkı da son bulur. Ancak kıdem tazminatının kısmen ödenmiş olması durumunda son taksit ödeninceye kadar faiz hakkı saklı tutulabilir. Davanın açılması da ihtirazi kayıt anlamındadır.
Davacı daha önce açtığı kıdem tazminatı isteğine ilişkin davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bu durumda akdin feshi tarihi ile kıdem tazminatı isteğine ilişkin dava tarihi arasındaki dönem için faiz isteminde bulunması mümkündür. Buna göre, kıdem tazminatı alacağının ödenip ödenmediği, ödendiği tarihte davacının faiz hakkını saklı tutup tutmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken isteğin reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.