YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11150
KARAR NO : 2020/14948
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet, istinaf talebinin reddi
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 08.02.2019 tarihli istinaf talebinin reddine dair ek karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan “Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” şeklindeki düzenleme ve sanığın mağdur İsmail İlhan’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün daha önce Dairemizin 04.11.2013 tarih, 2012/32845 Esas, 2013/38104 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği dikkate alınarak,
Bozma sonrası, hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı itibarıyla, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü;
a) 6217 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik CMK’nin 272/3-a maddesi gereğince kesin olduğu,
b) 6723 sayılı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinde yapılan değişiklik gereğince, İstinaf Mahkemelerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden önce Yargıtay tarafından bozulan kararlarda, bu kararlar kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’un 305 ila 326. maddelerinin halen yürürlükte olması dikkate alınarak, verilen adli para cezasının CMUK’un 305/1. maddesi gereğince de kesin olduğu belirlendiğinden,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğundan bahisle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 315. maddesi uyarınca “temyiz isteminin reddine” dair karar verilmesi gerekirken, uygulanma olanağı bulunmadığı halde 5271 sayılı CMK’nin 272/3-a maddesi uyarınca “istinaf talebinin reddine” dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 08.02.2019 tarih ve 2018/670 Esas, 2019/95 Karar sayılı ek kararın bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, ek kararda yer alan “…istinaf talebinin REDDİNE,” ibaresi çıkartılarak, yerine “6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 315. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle ek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Mağdur …’in açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
b) Mağdur hakkında düzenlenen Fethiye Devlet Hastanesinin 14.12.2007 tarihli raporunda, mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı belirtildiği halde, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.03.2009 tarihli raporunda duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğunun belirtildiği, bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip, mağdurun bu evraklar ile birlikte Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine sevkiyle, yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.