YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7888
KARAR NO : 2020/18567
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen kayıtlar ile dosya kapsamına göre, kısa kararın açıklandığı celsede Tekirdağ 1 Numaralı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve savunmasının alındığı 09.07.2015 tarihli celsede duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan, son celseye getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine muhalefet edilmesi,
2) Mağdur hakkında düzenlenen Özel Optimed Hastanesinin 03.12.2014 tarihli raporunda, mağdurun sağ koltuk altı, sol sırt ve sağ kol bölgelerinde 3 adet kesici delici alet yaralanmasının olduğu ve mağdurun hayati tehlike geçirdiğinin belirtildiği, ancak her bir yaralanmanın ayrı ayrı ve birlikte yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı hususunda belirlemede bulunulmadığı ve yine Çerkezköy Devlet Hastanesinin beyin ve sinir cerrahi uzmanın 26.02.2015 tarihli ve genel cerrahi uzmanının 25.02.2015 tarihli raporlarında mağdurun sırtta ve elde sinir hasarının olduğunun belirtildiği ancak sinir hasarlarının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı konusunda belirleme yapılmadığı, bu haliyle mağdur hakkındaki raporların hüküm kurmaya elverişsiz olduğu anlaşılmakla, tüm doktor raporları, tedavi evrakları ve varsa grafilerinin en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdurdaki her bir yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturup oluşturmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, görev hususu da nazara alınmak suretiyle sanığın eyleminin kasten yaralama ya da kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.