YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12266
KARAR NO : 2010/2417
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılardan müteselsil kefil … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında Ekim 2006 – Haziran 2007 kira paraları toplamı 5223.-TL kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davalılardan … için açılan davanın atiye terkedilmesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, davalılardan …, … ve …’nun borca itirazlarının reddine asıl alacak olan 5223.-TL’nin %40’ı oranında icra inkar tazminatının …, … ve …’ten müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar müteselsil kefil … tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.07.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalılardan … icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazında kefil sıfatıyla sorumluluğun bir yıl olduğunu savunmuştur. Borçlar Kanununun kefaleti düzenleyen 483 ve takip eden maddeleri gereğince kefilin sorumlu tutulabilmesi için süre ve miktar itibariyle sorumluluk kapsam ve sınırını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekmektedir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan anılan sözleşmesinin kefalete ilişkin 9. maddesinde, kefilin müşterek ve müteselsil kefil olduğu ve kefaletin ilk kira dönemi ve devam eden dönemler için devam edeceği kararlaştırılmıştır. Ancak, kefilin sorumlu olabilmesi için kefalet süresinin belirli olması ve kira miktarının da belirli ve muayyen olması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır. Sözleşmede müteselsil kefilin uzayan kira dönemindeki sorumlu olduğu süre ve miktar belli ve muayyen olmadığından kefilin sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, kefil yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın müteselsil kefil … yönünden BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 04.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.