YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1610
KARAR NO : 2020/5227
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 8, 114 ada 10, 131 ada 37 ve 132 ada 35 parsel sayılı sırasıyla 9.409.41, 71.415.09, 15.183,14 ve 16.055,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydına dayalı olarak, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, miras yolu ile gelen hakka dayanarak, taşınmazların bir kısmı hakkında tapu kaydının iptali ve muris … mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 8, 132 ada 35, 131 ada 37 parsel sayılı taşınmazlar ve 114 ada 10 parsel sayılı taşınmaz içerisinde 09.06.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.093,72 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile muris … mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespit gününden önceki sebebe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı … ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazın murisleri …’dan intikal ettiğini ileri sürerek, mirasçıları adına tescil istemiyle terekeye karşı üçüncü kişi konumunda bulunan kayıt maliki Hazine aleyhine dava açmışlardır. Ölüm tarihi itibariyle terekesi TMK’nın 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu kuşkusuz olan murisin, dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneğine göre davacılar dışında da mirasçısının bulunduğu ve murisin kendinden önce 2005 yılında ölen kızı …’in mirasçısı Doğuş’un davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. TMK’nın 701. maddesinde yer alan düzenlemeye göre elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payı taşınmazın tamamına yaygındır. TMK’nın 702/2. maddesinde de yapılacak tasarrufi işlemlerde mirasçıların oybirliğinin aranacağı hükme bağlanmıştır. Dava açılması da bir tasarrufî işlem olduğuna göre, kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları ya da anlaşma sağlanamaz ise terekeye temsilci atanmak suretiyle dava açılması gerekir. Somut olayda davalı …, murisin terekesi karşısında 3. kişi konumunda bulunduğundan, davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekmektedir. Ne var ki, murisin kendisinden önce vefat eden kızı …’in mirasçısı olan … davada taraf olarak yer almadığından, aktif dava ehliyetinin tamamlandığından söz edilemez. Oysaki, davada aktif dava ehliyetin varlığı dava şartlarından olup, mahkeme hakimince yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacı tarafa; davada yer almayan diğer mirasçıların yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlerinin alınması, davaya katılmalarının sağlanması veya TMK’nın 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına bir temsilci atanmasını sağlamak üzere süre ve imkan tanınmalı ve bu şekilde aktif dava ehliyetindeki eksiklik giderilerek dava şartının sağlanması halinde işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin, davanın esası hakkında yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.