Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10553 E. 2020/16603 K. 17.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10553
KARAR NO : 2020/16603
KARAR TARİHİ : 17.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … ve sanık …’in süre tutum dilekçesi içeriklerinden haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini sanık sıfatıyla; katılan suça sürüklenen çocuk müdafiin süre tutum dilekçesi ile gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden müvekkili hakkındaki hüküm ile katılan sıfatıyla sanık … hakkındaki hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında, katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık … ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanık …’nın alkollü olduğu ve diğer sanıklara “neden burada dolaşıyorsunuz.” diye sorduğu, dolmuş beklediklerini söyleyince …’nın önce Doğuş’a vurduğu, belinden çıkardığı bıçakla Doğuş’un suratına boydan boya

diliyle beraber kestiği, Doğuş’un yüzünün kanadığını gören …’ın da yanında taşıdığı bıçakla Cemil’e karşılık verdiği ve Cemil’i yaraladığı, …’ın ise bıçakla yüzünün yaralanması, dilinin kesilmesi nedeniyle duyduğu acının etkisiyle yerde bulduğu bira şişesini …’nın kafasına fırlattığı, şişenin …’nın kafasına isabet ettiği ve yaralandığının iddia ve kabul edildiği olayda, ilk haksız hareketin sanık …’den geldiğinin anlaşılmasına göre sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında, mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a) Mağdurun ifadelerinde sanık …’in kendisini omzundan yaraladığını yüzüne vurmadığını, başına suça sürüklenen çocuk …’un vurduğunu aşamalarda beyan ettiği, mağdur …’in yüzünde ‘alın solda 2 cm. uzunluğunda yatay seyirli nedbe’nin sabit ize neden olduğunun Ordu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.01.2016 tarihli raporundan anlaşılmasına, mahkemenin “..Doğuş’un yüzünün kanadığını gören …’ın da yanında taşıdığı bıçakla Cemil’e karşılık verdiği ve Cemil’i yaraladığı, …’ın ise bıçakla yüzünün yaralanması, dilinin kesilmesi nedeniyle duyduğu acının etkisiyle yerde bulduğu bira şişesini …’nın kafasına fırlattığı, şişenin …’nın kafasına isabet ettiği ve yaralandığı…” şeklindeki kabulüne göre, sanığın eyleminin ne şekilde mağdurun yüzünde sabit ize neden olduğu tartışılıp değerlendirilmeksizin hakkında TCK’nin 87/1-c-son maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında, mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin suça sürüklenen müdafiin temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Mağdurun ifadelerinde sanık …’in kendisini omzundan yaraladığını yüzüne vurmadığını, başına suça sürüklenen çocuk …’un vurduğunu aşamalarda beyan ettiği, mağdur …’in yüzünde ‘alın solda 2 cm. uzunluğunda yatay seyirli nedbe’nin sabit ize neden olduğunun Ordu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.01.2016 tarihli raporundan anlaşılmasına, mahkemenin “..Doğuş’un yüzünün kanadığını gören …’ın da yanında taşıdığı bıçakla Cemil’e karşılık verdiği ve Cemil’i yaraladığı, …’ın ise bıçakla yüzünün yaralanması, dilinin kesilmesi nedeniyle duyduğu acının etkisiyle yerde bulduğu bira şişesini …’nın kafasına fırlattığı, şişenin …’nın kafasına isabet ettiği ve yaralandığı…” şeklindeki kabulüne göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralama eylemini oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanık …’nın alkollü olduğu ve diğer sanıklara “neden burada dolaşıyorsunuz.” diye sorduğu, dolmuş beklediklerini söyleyince …’nın önce Doğuş’a vurduğu, belinden çıkardığı bıçakla Doğuş’un suratına boydan boya diliyle beraber kestiği, Doğuş’un yüzünün kanadığını gören …’ın da yanında taşıdığı bıçakla Cemil’e karşılık verdiği ve Cemil’i yaraladığı, …’ın ise bıçakla yüzünün yaralanması, dilinin kesilmesi nedeniyle duyduğu acının etkisiyle yerde bulduğu bira şişesini Cemil Hancı’nın kafasına fırlattığı, şişenin …’nın kafasına isabet ettiği ve yaralandığının iddia ve kabul edildiği olayda, ilk haksız hareketin sanık …’den geldiğinin anlaşılmasına göre suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin makul oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.