YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2600
KARAR NO : 2020/5012
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/11/2016 tarih ve 2014/232 E. – 2016/826 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/12/2018 tarih ve 2017/1411 E. – 2018/2638 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kızartılmış dondurma yapımı için seri üretim yapmak amacıyla davalı Mertem … A.Ş. ile dondurmayı kesmek, kaplamak, nemlendirmek ve satışa hazır hale getirmeyi sağlayacak bir makine yapılması konulu 08.01.2014 tarihli sözleşme yaptığını, makine bedelinin diğer davalı şirket ile imzalanan faktoring sözleşmesi ile ödendiğini, davacının faktoring taksitlerini ödemeye başladığını, faktoring bedelinin davalı üretici şirkete teslim edilmesi için sevk irsaliyesinin düzenlendiğini, bu irsaliyenin davacıda olmadığı gibi makinenin de davacıya teslim edilmediğini, Mertem … A.Ş. tarafından, üretilen makinenin kesme ve gramajlama bölümünün yapılamadığını, makinenin bu haliyle teslim edilebileceğinin beyan edildiğini, kesme ve gramajlama özelliğine sahip olmayan makinanın ise davacının işine yaramayacağını, davacının makinenin teslim edileceğine güvenerek dava dışı şirketlerle sözleşmeler yaptığını, süresinde teslim edilmeyen makine nedeniyle davacının siparişlerini teslim edemediğini, makine yerine fazla işçi çalıştırarak üretim maliyetinin arttığını, benzer sebeplerle davacının menfi zararının oluştuğunu, makinenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davacının sözleşmeleri feshedeceği ihbarını içeren ihtarname keşide ettiği, halen makinenin davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, finansal kiralama sözleşmesinin feshine, ödenmiş finansal kira bedellerinin iadesine, ödenecek taksitlerin tedbiren durudurulmasına, finansal kiralama sözleşmesi gereği tesis edilen ipoteğin fekkine, Mertem … A.Ş ile yapılan 08.01.2014 tarihli sözleşmenin feshine, bu şirkete ödenen peşinatın faiziyle birlikte davacıya iadesine, davacının belirsiz alacak niteliğindeki 10.000,00 TL menfi zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mertem … A.Ş. vekili, davacının sözleşmeye konu ettiği makinanın istediği amaçla çalışması için ayrıca dondurma üretim makinasına ihtiyaç olduğunu, davalı tarafından üretilen makinada kusur olmadığını, makinenin mevcut haliyle teslim edilebileceğinin davacıya bildirildiğini yine de davalının sözleşmede verilen ve dava konusu edilen kapora bedelini davacıya iade ettiğini, davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile davalının ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Finans … A.Ş. vekili, davalının dava konusu sözleşmede sadece finansman kuruluşu olduğunu, makinedeki ayıptan eksiklikten sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmeye göre kiraya konu makinanın teslim alınmasından davacının sorumlu olduğunu ve davacının makinayı teslim aldığını tevsik ettiğini, bu belgeye göre davalı Mertem … A.Ş.’ye ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, dava konusunun taraflar arasındaki satış ve finansal kiralama sözleşmelerinin feshi ile ödemelerin istirdadı, sözleşmeden dönme nedeniyle menfi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı ile Mertem … A.Ş arasında imzalanan 08.01.2014 tarihli sözleşme uyarınca davalı tarafından üretilecek makinenin, finansal kiralama sözleşmesi ile diğer davalı şirketten kiralandığı, makinanın malikinin finansal kiralama şirketi olduğu, makinanın 12.02.2014 tarihinde doğrudan davacıya sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, davacının sevk irsaliyesini, davalı üretici firmaya finansal kiralama şirketi tarafından ödeme yapılması amacıyla imzaladığı hususunun davalı Mertem … A.Ş. tarafından ikrar edildiği, makina bedelinin davalı Mertem … A.Ş.’ye finansal kiralama şirketi tarafından sevk belgesi tarihinde ödendiği, finansal kiralama sözleşmesinin 11. ve sözleşmeye ekli taahhütnamenin 4. maddeleri gereği sözleşme konusu malın hiç teslim edilmemesi ve sair hallerde kiracının kiralayandan herhangi bir hak talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, finansal kiralama şirketinin hukuken sorumsuz olduğu, diğer davalı yönünden yapılan talepte, davacının TBK’nın 108. maddesi uyarınca ifadan vazgeçip akdi feshederek menfi zararlarını istediği, davacının menfi zararının ilk aşamada finans şirketine ödediği 4 aylık kira bedeli 12.094,96 TL ile davalı finans şirketine sözleşme kurulum aşamasında ödenen 27.881,00 TL masraf olduğu, davacı tarafın bedel arttırımı talep etmediği, ayrıca talep edilen 12.700,00 TL peşinat bedelinin dava açılmadan önce 14.02.2014 tarihinde iade edildiğinin savunulduğu, davacının bunun kapora iadesi değil, fazla ödeme iadesi olduğunu bildirdiği, ancak davacının bu iddiaya ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, davacı tarafça yapılmış fazla ödeme tespit edilmediği, davacıya iade edilen paranın başlangıçta, sözleşme imzalandığı tarihte peşinat olarak ödenen kısım olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı finansal kiralama şirketi yönünden açılan davanın reddine, Mertem … A.Ş. ile davacı arasındaki 08.01.2014 tarihli sözleşmenin feshine, 10.000,00 TL menfi zararın bu davalıdan tahsiline, 12.700.- TL peşinat bedeline dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalı Mertem … A.Ş.’nin ibraz ettiği EFT makbuzundan, davalı tarafın dava açılmadan önce davacıya 12.700.- TL’nin iade edildiğinin tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu paranın kapora iadesi değil fazla ödemenin iadesi olduğu savunulmuş ise de davacı tarafça fazla ödeme yapıldığının ispatlanamadığı, davalı finans şirketinin süresinde satıcıya ödeme yaptığı, 6361 sayılı Kanun’un 25. maddesi gereğince üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, malın üretici davalı tarafından davacıya teslim edilmemesinde kusurunun bulunmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşme ile malın tesliminin taahhüt edilmediği ve malın teslim edilmemesi nedeniyle kiralayandan talepte bulunulamayacağının kabul edildiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dava dosyasının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.