YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13528
KARAR NO : 2020/16880
KARAR TARİHİ : 19.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesi gereğince mağdur Göksal Çelik’in açık kimlik bilgilerine gerekçeli karar başlığında yer verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarih ve 2012/342 Esas, 2014/119 Karar sayılı ilamının 25.03.2014 tarihinde kesinleştiği, deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bununla birlikte deneme süresinde işlendiği iddia olunan Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarih ve 2015/1068 Esas, 2016/175 Karar sayılı dosyasına konu yeni suçun, gerekçeli karar başlığında yer alan suç tarihine göre 23.02.2014 olduğu ancak bu ilama ilişkin iddianameye göre ise suç tarihinin 07.08.2014 olduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasına esas alınan söz konusu suça ilişkin suç tarihinin belirlenmesi amacıyla anılan dava dosyanın getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarih ve 2015/1068 Esas – 2016/175 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 165/1. maddesinde düzenlenen ” suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçuna ilişkin olduğu, denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan söz konusu suçun, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
5) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanığın, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.