Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/3039 E. 2020/6676 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3039
KARAR NO : 2020/6676
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, Hazineye ait … köyü, 2590 parsel sayılı taşınmaza davalıların ev ve bahçe yapmak suretiyle müdahalede bulunduklarını açıklayarak, işgale konu yapının yıkılmasını ve davalıların müdahalesinin men’ini talep etmiştir.
Davalılar, dava konusu alanın 1 parsel sınırları içerisinde kalmakta iken murisleri … tarafından 1970 yılında satın alındığını ve üzerine ev ve bahçe inşa edildiğini, bilahare davacı … tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde evlerinin bulunduğu alanın tespit dışı bırakılmasına karar verildiğini, bu şekilde başlangıçta tapulu olan taşınmazları nedeniyle sonradan işgalci durumuna geldiklerini, iyiniyetli olduklarını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önelenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kal talebinin kabulüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava dışı 1 parselin 05.11.1971 tarihli tapulama işlemi ile davalıların murisi … ve müşterekleri adına tespit ve tescil edildiği, Hazinece 1 parsel sayılı taşınmazda miktar fazlalığının bulunduğundan bahisle açılan tapu iptali ve tescil davasının Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.03.1982 tarihli ve 1981/217-1982/40 E-K sayılı kararıyla kabul edildiği, taşınmazın 2.727,00 m2’lik kısmının tespit dışı bırakıldığı, tespit dışı bırakılan alanın idari yoldan 2590 sayılı parsel olarak 06.07.2011 tarihinde davacı … adına tescil edildiği, Mahkemece 25.07.2012 tarihli fen raporunda 2590 parsel sınırları içinde bulunduğu belirtilen ev ve bahçenin kal’ine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, Mahkemece, kal’ine karar verilen yapıların hangi tarihte inşa edildiği, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/217-1982/40 sayılı dosyası da değerlendirilerek, inşa tarihinde davalıların murisi …’ın veya davalıların taşınmazda malik olup olmadıkları, bu şekilde davalıların veya murislerinin iyi niyetli olup olmadıklarına yönelik araştırma yapılmadan ve sonucuna göre hapis hakkı tanınmasının gerekip gerekmediği tespit edilmeden, kal talebinin de kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1.) bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine. taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.