Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/6954 E. 2020/15519 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6954
KARAR NO : 2020/15519
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanıklar …, … ve … haklarında erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … …’ın savunmalarında dava konusu 11.790 kg badem içi ve 3830 kg kuru üzümün faturalı ve yerli olduğunu belirttikleri ve 26/01/2011 ve 30/01/2011 tarihli 2 ayrı alış faturasını dosyaya ibraz ettiklerinin anlaşılması karşısında; suça konu eşyanın yerli ya da yabancı menşeili olup olmadığı konusunda alanında uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması, yabancı menşeili oldukları yönünde görüş bildirilmesi halinde yasal yollardan ülkeye ithal edilip edilmediklerinin tespiti bakımından; ibraz edilen faturalar ile ilgili olarak ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, fatura düzenleyicisi firma yetkililerinin dinlenmesi, ilgili Gümrük İdaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu eşyalar ve tüm belgeler konusunda, dosyanın alanında uzman bilirkişi kuruluna tevdi edilerek eşyanın cins, miktar, menşe ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2- 14/04/2011 tarihli iddianamede 2010/1239 sayılı soruşturma sırasında iletişimin tespiti ve kayda alınması tedbirlerinin uygulandığı ve suça dair deliller elde edildiği belirtildiği halde dava konusu olaya ilişkin olarak iletişim tespit kararları ve iletişim tespit tutanakları dosyaya celb edilmeden yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, Sanık … müdafii, sanıklar …, … ve katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.