YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5701
KARAR NO : 2012/5951
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Borca itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde boşanma ilamı ekinde hükmedilen nafakaların tahsili amacıyla ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Borçlu süresinde icra mahkemesine başvurusunda takip konusu borcun alacaklıya ödendiğini ve kendisinden 30.3.2011 tarihli ibra belgesinin alındığını bildirerek takibin iptalini talep etmiştir. Alacaklı icra mahkemesinde, belgedeki imzayı kabul ettiğini ancak içeriğini kabul etmediğini, boş olarak verilen imzalı belge kötüye kullanılarak ibraname haline getirildiğinden Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece belge içeriğinin alacaklı tarafından kabul edilmemesi ve belgeye karşı iddiaların yargılama yapılmasını gerektirdiğinden talebin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, borçlunun ibraz ettiği ibra belgesindeki imza alacaklı tarafından kabul edilmiştir. Bu belgenin ibra amacıyla değil, evlilik süreci içinde başka amaçla kullanılmak üzere imzalı ve boş olarak verildiği yolundaki alacaklı iddiası, icra mahkemesince dinlenemez. Bu durumda mahkemece, belgenin İİK.nun 33/1. maddesinde belirlenen vasfa sahip olduğu kabul edilerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K.nun 366 ve HMK.nun 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK.nun 297/4) maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.