Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22447 E. 2020/14780 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22447
KARAR NO : 2020/14780
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanın 11.03.2016 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında sanık hakkında şikayetinin devam ettiği ve cezalandırılması istediği beyan etmesi ve yine mahkemece sanık hakkında ”Mazeretiniz olmadığı halde duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda duruşmaya devam olunarak hakkınızdaki hükmün açıklanacağı” ihtarını içeren duruşma davetiyesinin suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesi nedeniyle tebliğnamenin bu yönlerdeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme gereğince, suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, suça sürüklenen çocuk hakkında katılana karşı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereğince silahla kasten yaralama, TCK’nin 125/1. maddeleri gereğince hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde TCK’nin 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen silahla kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması, suçların üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış ve adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK’nin 50/2. maddesi de gözetilerek TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten yaralama suçunu silahtan sayılan sopayla işlediği olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi yerine, TCK’nin 86/3-a maddesi yazılması,
Kabule göre de;
4) 5237 sayılı TCK’nin “Adlî para cezası” başlıklı 52. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında yer alan, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” şeklindeki emredici hükmü karşısında, sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan 100 gün adli para cezası ile hakaret suçundan hükmolunan 50 gün adli para cezasının TCK’nin 52/2. maddesine göre adli para cezasına çevrilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.