Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4217 E. 2020/7062 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4217
KARAR NO : 2020/7062
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

Adalet Bakanlığının, 25/06/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2014 tarihli ve 2014/535 esas, 2014/705 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 24/05/2012 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/394 esas, 2012/700 sayılı kararıyla TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 13/11/2012 tarihinde kesinleştiği,
2- Ancak sanığın tedbirin infazı sırasında 19/12/2012 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan suç duyurusu üzerine, ihlal teşkil eden bu suç nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 10/09/2013 tarihli ve 2013/103 esas, 2013/424 sayılı kararıyla sanık hakkında bu suçtan dolayı da TCK’nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Bununla birlikte sanığın tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerine aykırı davrandığı gerekçesiyle tedbir dosyasının kaydı kapatılarak Mahkemesine gönderildiği ve yargılamaya devam edilmesi sonucunda Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2014 tarihli ve 2014/535 esas, 2014/705 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesine uyarak 06/12/2013 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği, ancak 21/11/2013 tarihli denetim planında belirtilen yükümlülüklerinin infazı esnasında şüphelinin Kilis Devlet Hastanesinin 31/12/2013 tarihli ve 8319 sayılı yazısına istinaden psikiyatri polikliniğine başvuruda bulunmayarak yükümlülük ihlalinde bulunduğundan bahisle 03/01/2014 tarihli uyarı müzekkeresinin gönderildiği, ancak bu uyarı müzekkeresinin şüphelinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, haberi olmadığından bahisle yapmış olduğu mazeretinin kabulüne ilişkin Kilis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 05/02/2014 tarihli ve 2013-380-386 DS sayılı yazısına müteakip,
Şüphelinin daha sonra Kilis Devlet Hastanesinin 23/05/2014 tarihli ve 52446582 sayılı yazısına istinaden tedavi protokolüne gelmeyerek yükümlülüklerini 2. kez ihlal etmesi üzerine yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılmasına karar verilmiş ise de;
Denetimli serbestlik müdürlüğünün kayıt kapatma kararında 03/01/2014 tarihli ilk uyarı müzekkeresinde ihlal niteliğinde olmayan mazeretinin kabul edildiğini göz ardı etmiş olup, dolayısıyla ısrar şartı gerçekleşmeden kaydının kapatılarak kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, bu hâlde sanığın uyarılmasından bahsedilemeyeceği gibi, yükümlülüklerine uymamakta da ısrar etmiş sayılamayacağının kabulünün gerektiği cihetle, kamu davası hakkında durma kararı verilerek, hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması hâlinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2014 tarihli ve 2014/535 esas, 2014/705 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar “ısrar” şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verilmesi gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuşsa da,
24/05/2012 tarihli ilk suça ilişkin olarak verilmiş olan 11/10/2012 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında, sanığın 19/12/2012 tarihli tahlil sonuçlarına göre esrar kullandığının tespit edilmesi üzerine yapılan suç duyurusu sonucunda, önceki tedbirin ihlali niteliğinde olan 19/12/2012 tarihli suç nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma talebine konu olan 19/12/2012 tarihli suç bakımından 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yargılama koşulu bulunup bulunmadığı hususunda kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2014 tarihli ve 2014/535 esas, 2014/705 sayılı kararına sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.