Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/5643 E. 2021/2478 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5643
KARAR NO : 2021/2478
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde (12-15) yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/2; 116/1, 119/1-c, 31/2 maddelerine uyan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının ilk karar tarihi olan 04/02/2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı süresinin dolması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II)Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezaları 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince, “bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme” seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi,
2-Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 02/10/2013 tarihli raporunda; suça sürüklenen çocukta “Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ve hafif mental reterdasyon bulunduğunu, akıl hastalıklarının bebeklikten bu yana olduğu ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yaşıtlarına göre geri olduğu, bu bozuklukların çocuğun davranışları üzerinde kısmen etkili olduğu”nun belirtilmesi, yine Mersin Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı bölümünden alınan 12.12.2013 tarihli raporuna göre, “suça sürüklenen çocuğun işlemiş olduğu iddia edilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları ile ilgili fiili, hukuki anlam ve sonuçlarını anlama yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, ancak bozukluklar nedeniyle davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yaşıtlarına göre geri olduğu, bu bozuklukların davranışlarını yönlendirme yeteneği üzerinde kısmen etkili olabileceği”nin belirtilmesi karşısında suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan ya da Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanelerinden kurul raporu aldırılıp, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 32/1. veya 32/2. maddeleri kapsamında akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mersin Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanlığına düzenlenen Adli Tıp Mersin rapor ile yetinilerek suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm kurulurken cezasında TCK’nun 32/2 gereğince indirim uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 16.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.