Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22637 E. 2020/18502 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22637
KARAR NO : 2020/18502
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı …Devlet Hastanesinde 01/03/2003-28/112012 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığı, emeklilik sebebiyle işten ayrıldığı, fazla çalışma yaptığı halde ücretinin ödenmediği iddiası ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davacının emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini feshettiği, ancak kuruma başvurduğunu işverene belgelemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda kıdem tazminatına fesih tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bu yön gözetilmeden kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır.
Ayrıca alacaklar brüt olarak hesaplanıp hüküm altına alındığı anlaşılmakla birlikte hükümde alacakların brüt olduğunun ve yasal kesintilerin infazda gözetilmesi gerektiğinin belirtilmemiş olması, alacakların ve yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, yine davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğunun gözetilmemiş olması hatalıdır.
Bu hususlar bozma sebebi ise de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının ilk 5 (beş) bendinin hükümden çıkartılarak yerlerine; “1-Davacının kıdem tazminatı talebinin KABULÜ ile, brüt 11.117,00 TL kıdem tazminatı alacağının dava tarihi olan 01/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan Bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütelsilen alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infazda gözetilmesine,
2-Davacının fazla mesai ücreti alacağına ilişkin talebinin 1/3 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak KISMEN KABULÜ ile, brüt 100,00 TL fazla mesai ücreti alacağının dava tarihi olan 01/03/2013 tarihinden itibaren; ıslah olunan brüt 4.055,00 TL fazla mesai ücreti alacağının ıslah tarihi olan 19/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek Bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütelsilen alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infazda gözetilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
3-Alınması gereken 1.043,25 TL nispi karar harcından peşinde ve ıslahta alınan 317,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 726,05 TL nin davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı … Yapı İnş. ve Tic. A.Ş.’den tahsil olunarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış 345,25 TL harcın davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı Çağ Yapı İnş.ve Tic.A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak yapmış olduğu 369,70 TL yargılama giderinden davadaki kabul ve red oranına göre davacı yararına hesap edilen 346,76 TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinden kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap edilen 1.832,64 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.