YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/748
KARAR NO : 2010/633
KARAR TARİHİ : 26.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 09.09.1973 olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının sigorta başlangıç tarihinin 9.9.1973 tarihi olduğunun ve 25 yıl hizmeti bulunduğundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 9.9.1973-16.9.1973 tarihleri arasında dava dışı işveren … yanında 7 gün çalıştığının ve 11.12.2005 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun 74. maddesinde; “Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir.” denilmek suretiyle mahkemenin tarafların talebiyle bağlı olup, talebin fazlasına karar veremeyeceği belirtilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının talebi sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve aylık bağlanmasına ilişkin olduğu halde, mahkemece talep aşılmak suretiyle davacının 9.9.1973-16.9.1973 tarihleri arasında dava dışı işveren … yanında 7 gün çalıştığının tespitine karar verilerek, açıkça H.U.M.K’nun 74. maddesine göre talep dışına çıkılmıştır.
Kabule göre de; her ne kadar 1 günlük çalışmanın tespitine ilişkin davada işverenin davaya katılımı gerekmese de mahkemece 7 günlük sürenin tespitine karar verildiği gözetildiğinde davanın işverenin hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek işverenin davaya dahil edilmesi sağlanarak davaya karşı beyanı alınıp bildireceği deliller toplanıp çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın yalnızca SGK Başkanlığı huzuruyla görülüp sonuçlandırılması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.