YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6414
KARAR NO : 2020/3878
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.05.2018 tarih ve 2016/1383 E. – 2018/430 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.02.2020 tarih ve 2018/1337 E. – 2020/125 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … isimli işyerinin sahibi olup toptan perde ticareti yaptığını, davalı bankanın uzun zamandır ticari mahiyette müşterisi olduğunu, davalı banka tarafından davacıya tahsis edilen kredi kartının, yapmış olduğu alışverişlerin taksiti bitmeden herhangi bir bildirimde bulunmaksızın rızası alınmadan hesabındaki para alınmak suretiyle resen borcu ödenerek kapatıldığını, davalı bankanın ayrıca müvekkiline tahsis ettiği esnek hesap limiti ve kredisini de yine aynı yöntemle kapattığını, ticari itibar sahibi olan müvekkilinin bu durum nedeniyle sıkıntıya düştüğünü, geleceğe yönelik alışveriş planlarının sekteye uğradığı ve perde alış satışından ötürü elde edebileceği bir kısım ticari karlardan olduğunu, tüm hesaplarının kapatıldığını, parayı çekememesinden ötürü o dönem alıp satmak için planladığı perde ticaretini yapamadığını, bu ticareti yapamamasından ötürü maddi zarara uğradığını, müvekkilinin ticari itibar kaybı yaşadığını ve esnaflar arasında kendisine olan güven duygusunun azaldığını, davalı bankanın kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilinin işlerinin kötüye gitmesine sebebiyet verdiğini ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının ilgili dönem içerisinde ekonomik krize girdiği, bankanın kendi menfaatini korumak bağlamında davacıya karşı bu türden işlemleri gerçekleştirerek ticari ilişkisini sonlandırdığı, davalı bankanın bu işlemleri yapmasının, davacı ile davalı banka arasında imzalanan Esnek Ticari Hesap Taahhütnamesi hükümlerine göre mümkün olduğu, davacı bankanın tacir olan iki taraf arasında imzalanan kredi sözleşmesine ve genel hukuk kaidelerine aykırı hareket etmediği gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinin tüm sayfalarını kapsar okunaklı ve onaylı bir suretleri getirtilerek yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun eksik inceleme nedeniyle kabulüne, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2018 tarih 2016/1383 Esas ve 2018/430 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacıya ait 27 adet toplam 708.805,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı banka alacağının tehlikeye düştüğü, davalı banka tarafından kendisini koruma amaçlı olarak davacıya ait hesapları kullanıma kapattığı, davalı banka tarafından ticari işlem sonlandırma ve hesap kapatma işleminde haklı olduğu gibi bu işlemin taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi’ne de uygun olduğu, kendi kusuru ile bu duruma sebebiyet veren davacının tazminat isteminde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine, davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ve istinaf yargılaması duruşmalı yapıldığından …Ü.T. ikinci kısım ikinci bölüm 17/c mad. gereğince belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 11.02.2020 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, davacı her ne kadar fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 10.000,00 TL maddi ve manevi tazminat talep etmiş ise de dosya içerisindeki bilirkişi raporunda davacının alacak talep etmeye hakkı bulunmadığının belirlenmiş olduğu ve davalı tarafın temyiz itirazına konu ettiği tutar 3.400,00 TL olup, davalı temyiz isteminin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne ve karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.