Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/16623 E. 2013/18182 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16623
KARAR NO : 2013/18182
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
506 sayılı Kanunun 87.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere taşeron; bir işte ya da bir işin bölüm veya eklentilerinde asıl işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3.kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Somut olayda,davalı …’a ait bina inşaatının elektrik tesisat işini üstlenen… İnş San İç Dış Tic Ltd Şti’ne ait işyerinde işçi olarak çalışan sigortalı karşıdaki elektrik direğinden binaya elektrik çekmeye çalışırken düşerek ölür.Mahkemenin hükme dayanak yaptığı bilirkişi raporunda davalı …’un asıl işveren sıfatı ile sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, bu tespitin eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.Bu yönde Davalı …’un
bina inşaatında sigortalı çalıştırıp çalıştırmadığı, işin tamamını bölerek devredip devretmediği, Kurum nezdinde inşaat işyeri dosyası açılıp açılmadığı araştırılmalı, sonucuna göre asıl işveren sıfatı olup olmadığı belirlenmeli, olayın meydana geldiği iş kolunda ve iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda uzman bilirkişilerden alınacak kusur raporu ile saptanmalıdır.
Diğer yandan hükme esas alındığı anlaşılan hesap raporunda davalı …’un 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre % 60 oranında sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, 10. Maddeye göre asıl işveren ve taşeronun birlikte sorumlu olacakları gözetilmeli, hakkaniyet indiriminin ise asıl işveren ve taşeronunun 10. madde kapsamındaki % 100 sorumluluğuna isabet eden tutardan, sigortalının kusurunun % 50’sinden az olmayacak şekilde Borçlar Kanunu 43. ve 44. maddeleri uyarınca indirim yapılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmelidir.
Ayrıca dava, müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre açılmış olup, teselsüle dayanan davalarda; Kurum, sigortalı, ya da, hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden, ayrı ayrı, yada, sadece, birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularının her biri, vefatları halinde de mirasçıları, Kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı, kendi, yada, murislerinin kusurları oranında sorumlu oldukları halde davalılar Muammer ve Gürcan yönünden kendi kusurlarına isabet edenle sorumlu tutulmaları isabetli bulunmamıştır.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılardan … ve … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.