Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2422 E. 2020/4098 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2422
KARAR NO : 2020/4098
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.11.2016 tarih ve 2015/243 E. – 2016/734 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.06.2018 tarih ve 2017/152 E. – 2018/863 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Türkiye İş Bankası A.Ş. … Sanayi Sitesi Şubesi tarafından, davacı aleyhine, 18.01.2015 keşide tarihli, 53.000,00 TL bedelli, bir adet çeke dayalı olarak, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, icra takibine mesnet çekte davacı firmanın, lehtar ciranta olarak gösterildiğini, takibe konu çekteki imzanın davacı firma yetkili ve temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile alacak bedelinin %20’si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin, davacı kayıtlarında mevcut olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davalı bankanın iyi niyetli yetkili hamili olduğu çek hakkında yasal takibe geçtiğini, davacının tedbir kararına karşın icra dosyasına ödeme yaptığını, paranın alacaklıya aktarılmasına muvafakat ettiğini, bankanın bilgisi dışında dosyadaki paranın bankaya ödendiğini, bankanın 03.11.2015 tarihinde tedbir kararı nedeniyle parayı icra dosyasına iade ettiğini, icra dosyasına ödeme yapıldığından hareketle, davalı banka uhdesinde bulunmayan tutara yönelik faiz işletilemeyeceğini, ilgili bedelin icra veznesinde olup; davalı banka uhdesinde olmadığını, işbu davanın açılmasına bankanın sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının icra dosyasına borcu ödemesi nedeniyle, davaya istirdat davası olarak devam edildiği, dava devam ederken davacı tarafından iade alınan 57.708,82 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, 1.116,18 TL’nin davacı tarafından ödenmesine rağmen icra müdürlüğünce tahsil harcı olarak alındığı ve davacıya iade edilmediği, davacının bu miktarı talepte haklı olduğu, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, ödeme tarihinde temerrüdün oluştuğu, İİK.’nın 72. maddesinde düzenlenen istirdat davasında tazminatın öngörülmediği gerekçesi ile Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2015/7136 Esas sayılı dosyasından yapılan takip nedeniyle davacı tarafından ödenen 1.116,18 TL’nin ödeme tarihi olan 08/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2015/7136 Esas sayılı dosyasından yapılan takip nedeniyle davacı tarafından ödenen 57.708,82 TL davacı tarafından iade alındığından bu kısım yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, bu miktar yönünden ödeme tarihi olan 08.10.2016 tarihinden iade edildiği tarihe kadar işletilecek ticari faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen, ödeme yapan davacının kusurlu olduğu, İİK’nın 72/VI. maddesine göre tedbir kararı verilmemiş ve borçta ödenmiş olursa davaya istirdat olarak devam edileceği, davalı bankanın kendisine ödenen parayı davacıya iadesi ile istirdat davasının konusunun kalmadığı, paranın ödenmesinde davalı bankanın cebri (zorlayıcı) bir davranışı olmadığı, bu sebeple mahkemece tahsil harcının davalı bankadan tahsilinin ve davacıya iade edilen meblağa faiz hükmedilmesinin yerinde görülmediği, gerekçesiyle davalının istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/152 E. 2018/863 K. Sayılı, 08.05.2018 günlü hükmünün ONANMASINA, dosyanın Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, Dairemiz ilamından bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.