Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/11460 E. 2013/9336 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11460
KARAR NO : 2013/9336
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.6.2013 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalılardan …’a ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın ehliyetsiz sürücü … tarafından kullanımı esnasında gerçekleşen kaza sonucu … adlı şahsın vefat ettiğini, diğer davalıların …’ın annesi ve babası olduklarını, müvekkilinin müteveffanın hak sahiplerine 44.408 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ayrıca ölmeden önceki tedavi giderleri için hastaneye 589,22 TL ödediğini ileri sürerek 44.997 TL’nin 12.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili duruşmalardaki beyanlarında, aracın … tarafından müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında alındığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 44.997,22 TL alacağın 12.10.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacıya trafik sigortalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B. 4-c maddesi hüküm uyarınca, ehliyet belgesine sahip olmayan kişi tarafından kullanıldığı, bu nedenle 3. kişiye ödeme yapıldığı iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları’nın sigortacının işletene rücu hakkı bölümünün B.4-c maddesinde, tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu’na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK’nun 95 nci maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Ancak, sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca böyle bir durumda akidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, yaşı küçük sürücü … velileri davalılar … ve … hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Dosyadaki kaza tespit tutanağında müteveffa … asli, sürücü … tali kusurlu bulunmuş, mahkemece hükme esas alınan 30.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda ise, müteveffa … %30, sürücü … ise %70 oranında kusurlu bulunmuştur. Alınan rapor hükme esas alınmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle ceza dosyası da getirtilerek, İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı sigortalı …, davacıya karşı üçüncü kişinin uğradığı gerçek zarardan sorumludur. Buna göre mahkemece, davacının ödeme tarihi itibariyle müteveffa … mirasçılarının gerçek zararının tespit edilmesi hususunda bilirkişi incelemesine başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde böyle bir rapor aldırmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.