Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2010/2543 E. 2010/3159 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2543
KARAR NO : 2010/3159
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, grevin yasa dışı olduğunun tespitine karar verilmesini
istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle , işçilerin fabrika önünde yaptıkları eylemin 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 46. maddesi uyarınca yasa dışı grev olduğunun tespitine ilişkindir.
Davacı… Ltd. Şti., şirketin …/… adresinde kurulu işyerinde çalışan bir kısım işçilerin iş sözleşmelerinin ekonomik kriz sebebi ile sona erdirildiğini, bunun üzerine davalı sendikanın iş sözleşmesi fesih edilen işçileri sendikaya üyeliğine kabul edip tekrar işe alınmalarını istendiği, işe alınmayacakları bildirilmesi ile bu işçilerle birlikte fabrikanın önünde eylem başlattığını, söz konusu eylemin yasa dışı grev olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı sendika; davalıya ait işyerinde örgütlenme çalışması yaptıklarını, davalı işyerinde çoğunluk tespiti için 30.10.2009 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurduklarını, bunu öğrenen işverenin sendika üyesi olduğunu tespit ettiği işçileri ile toplantı yaparak sendika üyeliğinden istifaya zorladığını, istifa etmeyenlerin iş sözleşmelerini 2.11.2009 tarihi itibarıyla fesih ettiğini, işten çıkartılan bu işçilerin Düzce İş Mahkemesinde işe iade davası açtıklarını ve işe alınmak için işyerinin önünde beklediklerini, yasa dışı bir grevin söz konusu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece işveren tarafından iş sözleşmesi fesih edilen işçilerin işyerinin önünde toplanmak suretiyle yaptıkların eylemin yasa dışı grev olmadığı, yasa dışı grev olmayan bir eylemin iş mahkemesinin görev alanına girmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 25. maddesinde grevin tanımı yapılmış ve burada işçilerin topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti
durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veya bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev denileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında yasal grev tanımlandıktan sonra, üçüncü fıkrasında kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan greve yasa dışı grev denileceği belirtilmiştir. Buna göre işçilerin yasal grev için aranan şartları gerçekleştirmeden topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak işi bırakmaları yasa dışı grevi oluşturacaktır. Bir eylemin yasa dışı grev olup olmadığının tespiti de aynı yasanın 46. madde çerçevesinde istenebileceğinden iş mahkemesinin görevi kapsamındadır.
Somut olayda işveren tarafından işten çıkartılan işçilerin işyerinin önünde toplu olarak tekrar işe alınmak üzere beklemeleri eyleminin yasa dışı grev olup olmadığının tespiti yukarıda açıklandığı gibi iş mahkemesinin görevi alanındadır. Ancak dava konusu eylem işçilerin işten çıkartıldıktan sonra gerçekleştiğinden yasa dışı grevin unsurlarını taşımamaktadır. Sonuç olarak doğru olan kararın gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.