YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2974
KARAR NO : 2013/19529
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı … Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işverene ait karar defterinde Yönetim Kurulu tarafından 08.04.2003 günü Genel Müdür Yardımcısı olarak atandığı bilgisi bulunan, 30.09.2004 – 31.01.2005 döneminde ve 06.10.2005 tarihinden itibaren tam gün üzerinden eksiksiz davalı Kuruma bildirimi gerçekleştirilen davacının istemi 08.04.2003 – 30.09.2004, 31.01.2005 – 06.10.2005 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak geçmesine karşın bildirimi yapılmayan çalışma sürelerinin tespitine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada, uyuşmazlık konusu dönemi içerir karar defterleri işverenden istenerek 08.04.2003 günü yapılan görevlendirmenin sona erip ermediği belirlenmeli, tüm sigorta primleri bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri ile bu bordro ve belgelerde bildirimleri yapılan sigortalıların hizmet cetvelleri Kurumdan getirtilerek anılan kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aramalara karşın bu kişilere ulaşılamadığı takdirde davalı işveren Birliğin komşu işyeri tanıkları yöntemince saptanarak dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yukarıda belirtilen niteliklere sahip olmayan tanıkların anlatımlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilmen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.