YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16997
KARAR NO : 2012/20108
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaz mala net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1) Dava konusu 775 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma nedeniyle yapılan ifraz sonucu pilon yeri olarak oluşan 960 ve 961 parsel sayılı taşınmazlar hakkında talep olmasına rağmen olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması,
2) Davalılar, dava konusu 775 parselin kamulaştırılması nedeniyle ifrazı sonucu oluşan 962 parsel sayılı taşınmazda paydaş olup, bu parseldeki payları oranında bedele hükmedildiği halde, infazda tereddüt oluşturacak şekilde ifraz sonucu oluşan pilon yerine ait 960 ve 961 parsel numaraları da hüküm fıkrasında yazılarak irtifak hakkı tesis edilmesi,
Kabule göre de;
3)Davanın niteliği gereği maktu vekalet ücretine ve harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.