Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/14622 E. 2013/19387 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14622
KARAR NO : 2013/19387
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup, davalının rücu alacağından sorumluluğu, ancak maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Bu maddeye dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle trafik-iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Bilindiği üzere, işçilerin beden ve ruh sağlığının korunmasında önemli olan yön, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının hakkaniyet ölçüleri içinde işverenlerden istenip istenemeyeceği değil, aklın, ilmin, fen ve tekniğin, tedbirlerin alınmasını gerekli görüp görmediği hususlarıdır. Bu itibarla işverenler, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçilerin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı taktirde gerekmeyeceği gibi düşünceler ile almaktan çekinemeyeceklerdir. Çalışma hayatında süre gelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı da, işverenlerin önlem alma ödevini etkilemez. İşverenler, çalıştırdığı sigortalıların beden ve ruh bütünlüğünü korumak için yararlı her önlemi, amaca uygun biçimde almak, uygulamak ve uygulatmakla yükümlüdürler.
Davaya konu somut olayda, dava dışı işverenin işçilerinin servis hizmetlerini yapan davalı şirkete ait aracı kullanan davalı …’ın, aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada, sigortalı yaralanmıştır.
Hükme esas alınan makine mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, işveren %20, davalı … Turz. Taş. Ltd. Şti. %80 kusurlu bulunmuş, araç sürücüsü davalı …’ın ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. Ceza davasında ise, aracın hızını yol durumuna göre ayarlamayan sürücü Yalçın 8/8 oranında kusurlu bulunarak mahkum olmuş ve karar kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca, trafik kazasına karışan aracın sürücüsü olan davalı …’ın, ne zamandan beri anılan aracın sürücülüğünü yaptığı, aracın trafiğe elverişli bir şekilde seyri için gerekli önlemleri alma, oluşan veya oluşma ihtimali bulunan arızaları, aracın bakım ve tamirine yönelik hususları işleten … Turz. Taş. Ltd. Şti.’ne bildirme yükümlülüğü bulunan davalının bu önlemleri yeterince alıp almadığı, aracın güvenli bir şekilde seyrinde tehlike arz eden hususları işletene zamanında bildirip bildirmediği hususları araştırılarak, davalı …’ın kesinleşen ceza ilamıyla kusurlu bulunarak mahkum olması nedeniyle, kusurun varlığına ilişkin maddi olgu hukuk hakimini bağlayacağından, davalı …’a herhalde bir miktar kusur verilmesi gereği gözetilerek, ayrıca, dava dışı işveren Zilgen Kayış Paz. San. ve Tic. A.Ş. ile davalı … Turz. Taş. Ltd. Şti. arasındaki kaza tarihinde geçerli olan sözleşmelerin bir sureti celp edilerek, dava dışı işverenin davalı … Turz. Taş. Ltd. Şti. tarafından temin edilen araçlar üzerinde yolcu taşıma işine elverişlilik yönünden denetim ve gözetim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı irdelenerek, bu yönde alanında uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti yönünden rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, kararı temyiz etmeyen davalılar … Turz. Taş. Ltd. Şti. ve … Sigorta A.Ş. yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.