Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20840 E. 2020/13045 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20840
KARAR NO : 2020/13045
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/2011 tarihli, 2011/258 Esas ve 2011/510 Karar sayılı kararının 28/12/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 15/09/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 35, 29, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli, 2014/89 Esas ve 2014/256 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.06.2020 tarihli ve 2020/6126 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarihli ve 2020/54467 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın hem silahla tehdit hem de kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından mahkûmiyetine hükmedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine kasten yaralamaya teşebbüs suçu yönünden miktar itibarıyla temyiz isteminin reddine karar verildiği Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25/09/2019 tarihli ve 2015/14131 Esas, 2019/14493 karar sayılı ilâmında, “…sanığın mağduru bıçakla kovalaması eyleminin bir bütün halinde silahla tehdit eylemi oluşturduğu gözetilmeden ayrıca yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı…” olduğunun belirtildiği nazara alındığında, somut olayda sanığın mağdura karşı “seni keseceğim.” diyerek bıçakla onu kovalaması şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün halinde silahla tehdit eylemini oluşturduğu gözetilmeden ayrıca yaralamaya teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli, 2014/89 Esas ve 2014/256 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.