Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5144 E. 2020/4333 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5144
KARAR NO : 2020/4333
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

Aalet Bakanlığının, 07/07/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/446 esas, 2019/924 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 12/05/2007 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2009 tarihli ve 2007/1772 esas, 2009/1714 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı,
2- Ancak, hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/02/2014 tarihli ve 2013/871 esas, 2014/130 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
3- Hükmün infazı aşamasında 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi kapsamında uyarlama talebinde bulunulması üzerine, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/446 esas, 2019/924 sayılı kararıyla “dava zamanaşımının dolduğu” gerekçesiyle «kamu davasının düşmesine» karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/02/2014 tarihli ve 2013/871 esas, 2014/130 sayılı kararının 05/03/2014 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanık hakkında yapılan yargılamanın uyarlama yargılaması niteliğinde olduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/446 esas, 2019/924 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Düşme kararının infaz aşamasında verilmiş olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alınarak yapılan incelemede,
Hükümlünün 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/11/2009 tarihli kararına aykırı davranması üzerine 17/02/2014 tarihli hükümle TCK’nın 191/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün kesinleştiği anlaşılmış olup, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında uyarlama yargılaması esnasında dava zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yasal imkan bulunmadığından, Mahkemece lehe kanun tespit edilerek uyarlama yargılamasının sonuçlandırılması gerekirken, dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlerle, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/446 esas, 2019/924 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.