YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11548
KARAR NO : 2020/11810
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraate, mahkumiyete dair
TEMYİZ EDENLER : Mağdur sanık, o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’ı tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur sanık …’in 07.03.2016 havale tarihli temyiz süre tutum dilekçesini “sanık” sıfatı ile verdiği, ancak 29.04.2016 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise, katılan sıfatıyla sanık … hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmünü de temyiz ettiği, bu haliyle katılan sıfatıyla temyize yönelik 29.04.2016 havale tarihli dilekçenin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra verildiği, ayrıca yine mağdur …’in kovuşturma aşamasında 26.02.2016 tarihli duruşmada “sanık …’den şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini” beyan etmesi nedeniyle şikayetçi olmayan mağdurun katılma hakkının da olmadığı, bu nedenle 5271 sayılı CMK’nin 237-243. maddelerine uygun olarak katılan sıfatını almayan mağdurun CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı da bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur …’in temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında müşteki …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Müşteki babası Cuma’yı 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan taşla hayati tehlike geçirir ve ağır (4) derecede kemik kırığı oluşur şekilde yaralaması nedeniyle, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 86/3-a, 86/3e maddeleri) ihlal ederek yaralama eylemini gerçekleştiren sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütlere ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesine göre, sonuç cezaya etkili olacak şekilde makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşması gerektiği halde asgari hadden ceza verilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b) Babası olan müşteki Cuma’yı silahtan sayılan taşla yaralaması nedeniyle, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasında, TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılan paragrafında, TCK’nin 86/3-a maddesinin de uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
c)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
d) Olası kast halinde 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarih ve 2013/3-259 esas ve 2013/273 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d, son maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerekirken, TCK’nin 21/2. maddesi uygulamasının sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza miktarı üzerinden yapılması suretiyle, sanığa sonuç ceza olarak fazla ceza tayini,
e)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilen sanığın, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edildiği hususu da nazara alınarak bu maddede belirtilen belirli haklardan yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.