YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4590
KARAR NO : 2020/4321
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Adalet Bakanlığının, 30/06/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 tarihli ve 2019/207 esas, 2019/460 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2019 tarihli ve 2019/1067 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 12/04/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterildiği ve 17/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği,
2- Ancak sanığın erteleme süresi zarfında 23/10/2018 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 tarihli ve 2019/207 esas, 2019/460 sayılı kararıyla “erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen 23/10/2018 tarihli suç bakımından C.Savcılığı veya kolluk amiri tarafından verilen CMK.nun 127 maddesi gereğince el koyma kararı bulunmadığı gibi yasal süre içerisinde işlemin hakim onayına sunulmadığı, sanığın suça konu maddeyi rızaen teslim ettiğine ilişkin tutanak da mevcut olmadığı, bu haliyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu, dava şartının bu aşamada oluşmadığı” gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verildiği,
4- Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2019 tarihli ve 2019/1067 değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanığın erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalandığı iddia edilen, birleşen kamu davasının olay tarihi olan 23/10/2018 tarihinde “…durumundan şüphelenen adli kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu esnada elinden bir şeyler yere attığı görülmüş, şahsın yere attığı madde…incelendiğinde daralı ağırlığı (1.8gr) gelen narkotik madde olduğu düşünülen cigaralık tabir edilen maddenin ele geçirildiğini…” tespit eden 23/10/2018 tarihli tutanak içeriğinin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 31/12/2018 tarihli ve İST-KİM-18-40994 numaralı uzmanlık raporu ile doğrulanmasına rağmen, kolluk görevlilerinin söz konusu maddeyi sanıktan rızaen ele geçirdiklerine dair herhangi bir ibarenin tutanakta yer almaması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ”Elkoyma kararını verme yetkisi” kenar başlıklı 127 nci maddesinde yer alan; ”(1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.” şeklindeki düzenlemeye nazaran usulüne uygun olarak alınmış bir elkoyma kararının da bulunmaması karşısında, “… Somut olayda her ne kadar el koyma kararı bulunmamakta ise de 23/10/2018 tarihli tutanak içeriği incelendiğinde sanığın uyuşturucu maddeyi sigara paketinin jelatin kısmına koyarak yere atması, uyuşturucu maddenin ve sanığın polis merkezi amirliğine teslim edildiği, 2559 sayılı PVSK 4/A maddesi, aynı kanunun ek 4 ve ek 6’ncı maddesi, adli ve önleme arama yönetmeliği, CMK’nun 90/4 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılmasının hukuka uygun olmadığı, esas hakkında hüküm kurulması gerekirken durma kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu…” şeklindeki dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve hatalı gerekçeyle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2019 tarihli ve 2019/1067 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Konuyla İlgili Hükümleri:
Madde 123 – (1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.
(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir.
Madde 127 – (1) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir.
(3) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Madde 131– (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, resen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.
(2) 128 ‘inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir.
D) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, “Kişinin, erteleme süresi zarfında;…Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,… hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dairemizin 07/03/2016 tarihli ve 2015/1714 esas, 2016/669 sayılı kararında da belirtildiği gibi, CMK’nın 123, 127 ve 131. maddeleri hükümlerine göre; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan bir maddeye kolluk görevlileri tarafından elkonabilmesi için hâkim veya Cumhuriyet savcısının ya da kolluk amirinin kararına gerek yoktur. Aynı şekilde, hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye elkonulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli değildir.
CMK’nın 123. ve 127. maddeleri uyarınca elkoyma ve elkoymanın onaylanması için karar alınması zorunluluğu; bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan maddelerin dışında kalıp, delil niteliğindeki ya da suçta kullanılan veya suçun işlenmesinden elde edilen eşya ve diğer değerler için geçerlidir.
Bu nedenle, inceleme konusu olayda, TCK’nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendleri uyarınca her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen 23/10/2018 tarihli suçun konusunu oluşturan esrar bakımından “CMK’nın 127. maddesi uyarınca elkoyma kararı alınmadığı” gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, bu karara yönelik itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya uygun olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
E) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2019 tarihli ve 2019/1067 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.