YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4368
KARAR NO : 2020/8950
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
KANUN YARARINA BOZMA
Sanık … hakkında mağdur … Turpçu’ya yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, sanığın mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, aynı eylem nedeniyle mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 151/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.000 TL adli para cezasına ilişkin Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/73 esas, 2014/409 karar sayılı hükümlerinin sanık … ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği, Cumhuriyet Savcısının kurulan beraat hükmü yönünden 07.09.2017 tarihli tebliğnamemiz ile görüş bildirildiği, kesin nitelikte olan mahkûmiyet hükmü yönünde sanık … ve Cumhuriyet Savcısının talepleri hususunda ise sehven görüş bildirilmediği anlaşılmış, Yüksek Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarihli 2017/21209 esas, 2019/9769 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında aynı eylem nedeniyle hem beraat hem de kesin nitelikte adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/73 esas, 2014/409 karar sayılı sanık … yönünden kurduğu mahkûmiyet kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/09/2019 gün ve 2014/360025 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosyanın incelenmesinde
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan açılan dava sonucunda sanığın 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuş, ancak kısa kararın yazımında sehven aynı eylemden mahkûmiyet kararı da verilmiştir. Yerel mahkemece hükmün gerekçesinde sanık …’nin delil yetersizliğinden beraatine hükmolunduğu tereddütsüz olarak belirtildikten sonra aynı eylem nedeniyle sanığın sehven cezalandırıldığı vurgulanmıştır. Bu çerçevede sanık …’ın üzerine atılı mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi ile yetinilmesi yerine, yazılı şekilde aynı eylemden mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan açılan dava sonucunda sanığın 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmolunduğu, ancak kısa kararın yazımında sehven aynı eylemden mahkûmiyet kararı da verildiği, hükmolunduğu tereddütsüz olarak belirtildikten sonra aynı eylem nedeniyle sanığın sehven cezalandırıldığının vurgulandığı,anlaşılması karşısında; sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünden beraat etmesi gerektiğinden,
Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/73 esas, 2014/409 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması
nedeniyle sanığın mala zarar verme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, karardaki DİĞER HUSUSLARIN AYNEN YERİNDE BIRAKILMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.