YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5936
KARAR NO : 2020/6947
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, davacıların 106 ada 3 parselde paydaş olduklarını, davalıların bu parseldeki binanın 1,4,5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerini kullanarak müvekkillerinin tasarruflarına imkan tanımadıklarını; kira da vermediklerini belirterek 08/11/2007 tarihinden itibaren şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11/03/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 8.532,00 TL’eye çıkarmıştır.
Bir kısım davalılar vekili, davadan evvel müvekkillerine yapılan bir ihtarname bulunmadığı için ecrimisil talep edilemeyeceğini; 5 ve 6 numaralı dairelerin fiilen olmadığını bunların ecrimisile konu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar … ve … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece , dava konusu bağımsız bölümlerden 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin fiilen olmadıkları bu taşınmazların ecrimisil hesabına katılmadığı, 1 numaralı dairenin … tarafından, 4 numaralı dairenin de … tarafından kullanıldığı, bu dairelere ilişkin ecrimisilden bu davalıların sorumlu tutularak 1 nolu daire yönünden 4.266,00 TL’ nin davalı … …’den, 4 nolu daire yönünden 4.266,00 TL’nin davalı …’den alınmasına, diğer davalılar yönünden ise dava konusu taşınmazlarda kullanımının olmadıkları gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş hüküm … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı … …’nün temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Davalı … …’in temyiz istemine gelince,
Dava konusu 106 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalıların taşınmazda pay sahibi oldukları ileri sürülmüş davalı … … yargılama esnasında ve temyiz aşamasında taşınmazla bir ilgisinin olmadığını savunmuştur. Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının incelenmesinde davalı … … paydaş olarak gözükmemekte ancak davacı ve davalılar dışında başkaca paydaşlar olduğu anlaşılmaktadır. … …’in taşınmazda paydaş olarak gözüken kişilerle mirasçılık ilişkisi içinde olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlıkta öncelikle 106 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ilk oluştuğu tarihten itibaren tedavüllü tapu kayıtları, tedavüle esas akit tabloları ve varsa dayanak belgeler getirtilerek dava tarihi itibariyle davalı … …’ in paydaşlık durumu ile varsa pay oranı netleştirilmelidir.
Ayrıca mahkemece taraf tanıkları dinlenilmişse de dava konusu 1 nolu bağımsız bölümün kullanım durumu ile ilgili tanık beyanları çelişkilidir. Davacı tanıkları taşınmazın … tarafından 5 yıldan beri kiralandığını, davalı tanıkları ise taşınmazın yıllarca boş kaldığını, son bir yıldır taşınmazın Şahismail … tarafından kiralandığını beyan etmişlerdir. Mahkemece bu çelişki kabul edilmiş ancak keşifteki tespit nedeniyle davacı tanığının beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği belirtilmiştir. Keşif zaptındaki tespit 1 nolu bağımsız bölümün kiracısının beyanına dayanmakta olup bu tespitte dava konusu taşınmazın …’in oğlu tarafından kiralandığı belirtilmiştir. Bu husus dava konusu taşınmazın … tarafından kiralandığının ispatına yeterli olamayacağı gibi tanık beyanları arasındaki çelişkiyi de giderememiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; taraf tanıklarını usulune uygun tebligatla davet ederek dinlemek ve dava konusu meskenin davalı … … işgalinde olup olmadığını,kendisi tarafından kiralanıp kiralanmadığını ve davacıların kullanımının engellenip engellenmediğini duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlemek olmalıdır. Eksik araştırmaya dayalı olarak ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yönünden 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.