Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20992 E. 2020/14022 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20992
KARAR NO : 2020/14022
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanığın, mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur …’ın yaralanmasına ilişkin Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nce düzenlenen 25.12.2012 tarih, 4486 protokol nolu raporda, “Batında yaklaşık 1 cmlik delici kesici alet yarası+batına nafiz olduğu, genel cerrahi konsültasyonu istendiği, acil ameliyata alındığı, hayati tehlikesinin olduğunun” belirtildiği, aynı hastanenin genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 10.01.2013 tarihli adli raporunda ise “hastanın yapılan muayenesi sonucu hayati tehlikesinin olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin” belirtilmiş olması karşısında, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve yaralanmanın yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunun tespiti bakımından, mağdura ait tüm tıbbi evrak ve grafilerin en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kati rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun berlilenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.