Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15397 E. 2011/20350 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15397
KARAR NO : 2011/20350
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kiralananın tahliyesi ve 3600 TL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın tahliye yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, kira alacağının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan Gülçin tarafından kira alacağına yönelik temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; taraflar arasındaki kira sözleşmesinde davalılardan … ‘in kiracı, … ‘ın da kefili olduğunu, davalıların 2010 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları için aylık kira parası olan 1200 TL toplam 3600 TL’yi ödemediklerinden dolayı temerrüd nedeniyle mecurdan tahliyelerine ve 3600 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalılardan … cevabında; 05.09.2009 tarihinde dava konusu evi tahliye ederek başka bir eve taşındığını, kira borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi, ayrıca sözkonusu sözleşme gereği davalıya depozito ödediğini, bu depozitonun tarafına iadesine karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece, tahliye yönünden dava konusu taşınmazın 2010 yılı Ağustos ayında tahliye edildiğinden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, alacak talebinin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı, 09.11.2010 tarihli cevap dilekçesinde; depozito olarak alınan teminatın iadesini talep etmiş, bu surette takas ve mahsup def’inde bulunmuştur.HUMK’nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanununun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır (HGK 26.09.2007 gün, 2007/4-621-615)Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.maddesinde (Kiracı, kiraya verene 1000 Amerikan Doları teminat yerine Türk Lirası olarak … banka hesap numarasına yatırılacağı) belirtilmiştir.Davacı da 23.12.2010 tarihli duruşmadaki beyanında “davalıdan aldığı depozitoyu evde masraf olduğu için iade etmediğini” açıklamıştır. Öyle ise davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü takas ve mahsuba dayanan maddi olgular çerçevesinde savunması değerlendirilmeli, bu yönde delil ve karşı delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece davalının takas ve mahsup talebi incelenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.