Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/13180 E. 2020/16745 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13180
KARAR NO : 2020/16745
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarih ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılan vekilinin hükmü “suç vasfına” ilişkin aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a yönelik TCK’nin 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen “silahla basit kasten yaralama” suçundan, katılan …’a yönelik TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son maddelerinde düzenlenen “kasten yaralama” suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, suç tarihi itibarıyla anılan suçların uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca TCK’nin 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen “silahla basit kasten yaralama” suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, ayrıca 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, CMK’nin 253. maddesinin 3. fıkrasının “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirildiği ve bu haliyle “silahla basit kasten yaralama” suçunun mağdurunun katılan …, “kasten yaralama” suçunun mağdurunun katılan … olması nedeniyle, katılan …’a yönelik silahla basit kasten yaralama suçu yönünden uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.