YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10736
KARAR NO : 2020/15981
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müştekiler … ve …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında müştekilerin ad, soyad ve açık kimlik bilgilerinin yazılmaması, mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müştekiler … ve …’a yönelik hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Gerekçeli karar başlığında müştekilerin ad, soyad ve açık kimlik bilgilerinin yazılmaması,
b) Sanığın kavgada aynı olay bütünlüğü içerisinde müştekilere aynı kasıtla sinkaflı hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken müşteki sayısınca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle
hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında müştekiler … ve …’a yönelik zincirleme şekilde tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Gerekçeli kararda sanığın eyleminin silahla tehdit olarak kabul edilmesi karşısında kısa kararda sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 106/1-2. cümlesi,43. uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle çelişki oluşturularak sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Gerekçeli karar başlığında müştekilerin ad, soyad ve açık kimlik bilgilerinin yazılmaması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince; “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrileceğinin” belirtilmesine karşın, adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında seçimlik cezalardan tayin olunan kısa süreli 1 ay hapis cezasının TCK’nin 50/1. maddesi uyarınca TCK’nin 50/2. maddesi de dikkate alınarak adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 10.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.