YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17817
KARAR NO : 2020/15867
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2014 tarihli ve 2013/388 esas, 2014/197 sayılı kararının 26/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10/05/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 119/1-c, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2019 tarihli ve 2018/694 esas, 2019/286 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/07/2020 gün ve 94660652-105-76-5716-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2020 gün ve 2020/59189 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme gereğince anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından hükmün istinafı aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi gerektiğinden, … Asliye Ceza Mahkemesinin eski hale getirme isteminin reddine dair 06.02.2020 tarihli ek kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, anılan eski hale getirme isteminin merciince incelenmediği ve böylece hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 05.02.2020 tarihli eski hale getirme istemi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince karar verilmesi sağlanıp usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/694 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 21/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.