YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1267
KARAR NO : 2020/6979
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarındaki Anne-Baba Adının Düzeltilmesi İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili ile katılma yoluyla duruşmasız olarak da davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … vekili Av. … ve karşı taraftan davacılar vekili Avukat …, nüfus temsilcisi … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, mevcut nüfus kayıtlarında davacıların kardeşi olarak kayıtlı davalı …’nın, gerçekte kardeşleri olan … ile eşi …’in çocuğu olduğu ileri sürülerek, davalı …’nın … ve … olan anne baba adının … ve … olarak düzeltilmesi istenmiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ile zamanaşımı süresinin geçtiği, görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğu, aynı konuda daha önce verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme hükmü olduğu beyan edilerek davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, davalı …’nın anne ve baba adının daha önce kesinleşen mahkeme kararı ile düzeltildiği, yeniden düzeltmenin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36/b maddesi hükmü gereği mümkün olmadığı, şartları varsa yargılamanın iadesi sebeplerinden herhangi birine dayalı olarak iptalinin ve yeniden yargılama yapılarak karar verilmesinin talep edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36’ncı maddesinin (1.) fıkrasının (b) bendinde yer alan “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” şeklindeki hükmüne dayanmakta ise de bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli 2011/34-48 sayılı iptal kararının 06.10.2012 tarihli 28433 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla, yürürlükten kalkmıştır. Dolayısıyla artık nüfus kayıtlarında aynı konuda ikinci defa düzeltme yapılmasının önünde kanuni engel kalmadığı, iddia ile ilgili DNA incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak DNA incelemesi yaptırılıp sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair mahkeme kararı davalılar vekili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretine hasren davacılar vekilince vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, başlangıçtan itibaren hatalı oluşturulan ve gerçeği yansıtmayan nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1. Davalılar vekilinin temyizi yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 323. maddesinde ise, harç, vekalet ücreti ve sayılan diğer giderler yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğine göre, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin … dışındaki davalılardan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücreti verilmemiş olması doğru değil ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün (3) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “3- Davacılar tarafından iş bu yargılama sebebiyle yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 27,70 TL peşin harç, 820,70 TL posta ve tebligat gideri, 2.100 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.976,10 TL yargılama giderinin davalı … dışındaki davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalılarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, hükme (5) numara ile yeni hüküm fıkrası eklenerek; “5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.540,00 TL avukatlık ücretinin davalı …’dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine
taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın temyiz eden davalı …’ya mahsubuna, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.