Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/23534 E. 2020/17045 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23534
KARAR NO : 2020/17045
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

Hakaret suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/622 Esas, 2015/1257Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.10.2020 tarihli ve 2020/11200 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2020 tarihli ve 2020/91598 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık …’ün hakaret suçu ile birlikte işlediği iddia olunan kasten yaralama ve tehdit suçlarından hakkında hükmolunan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2019/3154 Esas, 2019/12028 Karar sayılı ilamı ile sanık lehine bozma kararı verilmesini müteakip, Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/736 Esas, 2020/157 sayılı kararıyla, sanığın anılan suçları işlediğinin sabit olmaması nedeni ile atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve bu kararın 14.03.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,
Sanığın mağduru tehdit ederek hakaretlerde bulunduğu gerekçesiyle yapılan yargılama sonunda, hakaret suçundan verilen cezanın temyiz sınırında kaldığından Yargıtay incelemesinden geçemediği, tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise Yargıtayca bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama sonunda, tehdit suçuna konu sözlerin söylendiğine yönelik sanığın cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği cihetle, olay günü aynı zaman diliminde aynı mağdura karşı hakaret içerikli sözlerin de söylendiğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı halde, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine konu, 5237 sayılı TCK’nin 125. maddesi uyarınca hükmedilen hakaret suçunun iddianamede ve hükümde belirlenen yasal niteliğine, uygulanması öngörülen ve uygulanan kanun maddeleri ile talebin kapsamına göre; mahkemece kurulan hükme yönelik inceleme görevi 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07.07.2020 tarihli ve 173 sayılı, 08.07.2020 tarihinde 31179 Sayılı Resmî Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren, “18. Ceza Dairesinin 01.10.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına, 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işbölümü kararı ile 18. Ceza Dairesine verilen ve bu dairenin arşivinde bulunan işlerin 01.10.2020 tarihi itibariyle 4. Ceza Dairesine UYAP bilişim sistemi üzerinden devrine,’’ şeklindeki kararı uyarınca Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE ve dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 23.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.