YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3495
KARAR NO : 2020/19377
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı …’ın bir kısım işçilik alacakları için … Asliye Hukuk Mahkemesinde dava ikame ettiğini ve yerel mahkemenin talep edilen alacaklar yöünnden kısmı kabul- kısmi red kararı verdiğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/343 esas ve 2013/243 karar nolu kesinleşmiş olan kararında diğer alacaklar ile birlikte 2.000 TL fazla çalışma ücreti, 500 TL hafta tatili ücreti ve 500 TL genel tatil ücretine hükmedildiğini, iş bu kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, karar kesinleştikten sonra davalı taafın yukarıda sayılan işçilik alacaklarını diğer alacaklarını … İcra Dairesinin 2013/983 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu ve takibin kesinleştiğini, ancak iş bu takipten sonra davalı taraf vekili marifeti ile … İcra Dairesinin 2014/913 esas sayılı icra dosyası ile … Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen dosyasında yer aldığı iddia edilen fazlaya ilişkin talep hakkına binaen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücretleri ile ilgili olarak … İcra Dairesinin 2014/913 esas nolu icra takibi ile ikinci bir icra takibi başlattıklarını, bu takibe süresinde itiraz edilmediği için takibin kesinleştiğini, bu nedenle öncelikle bu davanın usulü yönden kesin hüküm nedeni ile de red edilmesi gerektiğini, ayrıca davalı tarafa hiç bir şekilde fazlaya dair borçları olmadığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/343 esas ve 2013/243 karar nolu ilamı her iki taraf yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiğini belirterek davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın iş mahkemesinde açılması gerektiğini, işçilik alacaklarına ilişkin açılan … İş Mahkemesinin 2012/343 esas 2013/243 karar sayılı ilamının temyiz edilmeksizin kesinleştiğini ve bu dosyadaki delillerin kesin delil hükmünde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, … Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi temyiz edilmeksizin kesinleşen 2012/343 esas,2013/343 karar sayılı dosyasının kısmi dava niteliğinde olup bu dosyada yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 TL fazla çalışma ücreti, 500,00 TL hafta tatili ücreti, 500,00 TL genel tatil ücreti, 1.522,56 TL ikramiye alacağı, 1.530,00 TL odun kömür alacağı, 120,00 TL deri mont ücreti, 295,00 TL yazlık kışlık kıyafet ücreti alacağına hükmedildiği,bu kararın temyiz edilmeksizin 02/07/2013 tarihinde kesinleştiği, karar dayanağı raporun incelenmesinden menfi tespit davasına konu icra takibindeki alacak kalemleri olan fazla çalışma ücret miktarı 28.177,81 TL, hafta tatili ücret miktarı 34.603,14 TL, genel tatil ücret alacağı 2.715,50 TL olarak hesaplandığı,belirtilen kararda yerel mahkemece hakkaniyet indirimi uygulaması yapılmadığı,dava kısmi dava olmakla kesinleşmekle yerel mahkemenin bu yargılamadaki tespitleri ve uygulamaları ek davada bağlayıcılık teşkil edeceği, kesinleşen dosyadaki bilirkişi raporunun ek davada kuvvetli delil mahiyetinde olduğu,ek davada alacakların değerlendirilmesine yönelik olarak yapılacak yargılama faaliyetinin yerinde olmadığı,menfi tespit davasındaki yerel mahkeme kararının incelenmesinden kısmi davadaki bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar üzerinden %30 oranında hakkaniyet indiriminin yapıldığının görüldüğü bu uygulamanın usul ve yasaya aykırı olduğu,diğer taraftan icra takibinde ayrıca takip tarihine kadar işlemiş faizlerde talep edilmiş olup yerel mahkemenin işlemiş faizlerin reddine ilişkin kararın temerrüt oluşmadığından yerinde olduğu, bu nedenlerle yerel mahkemenin … İcra Müdürlüğünün 2014/913 sayılı icra dosyasındaki takipte işlemiş faizlere ilişkin kararın dışındaki diğer fıkralar açısından kararın kaldırılarak davacı talebinin kısmen red kısmen kabul şeklinde karara bağlanması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne,dosya kapsamı delil durumu, … Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 15/12/2016 tarih, 2014/285 esas – 2016/484 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 294. Maddesine göre kararın gerekçesi ile beraber açıklanması gerekir. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde kararın yazılarak tebliğ edilmesi gerekmektedir. Sadece hüküm sonucunun yani kısa kararın tefhim edildiği durumlarda taraflar duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi şarttır. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/21015 Esas ve 16/11/2015 tarihli Karar).
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/343 esas, 2013/243 karar sayılı dosyasının kesinleştiği, yerel mahkemenin bu davadaki tespitleri ve uygulamalarının menfi tespit davasında bağlayıcı olacağı ve kesinleşen dosyadaki bilirkişi raporunun kuvvetli delil mahiyetinde olduğu kabul edilmiş ise de kesinleşen dosyada kısa kararın gerekçesiz olarak tefhim edildiği, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla öncelikle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/343 Esas,2013/243 Karar sayılı dosyasında gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi ve karar tarihi itibari ile Yargıtay denetimine tabi olduğundan temyiz edilip edilmeme durumuna göre kesinleştirilmesi gerektiği anlaşıldığından öncelikle kesinleşmeye ilişkin usuli işlemlerin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.