YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7554
KARAR NO : 2020/4266
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün sanık müdafisi ile Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafisince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte sanık müdafisinin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelemesinde;
Mahkemece yapılan yargılamada usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen davaya iştirak ederek katılan sıfatını almayan Bakanlık vekilinin, anılan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalarda değişen beyanları ile savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın, on beş yaşından küçük olduğu dönemde mağdureye birden fazla nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemlerin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenip, şikayet üzerine takip edilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturması ve mağdurenin kovuşturma evresinde şikayetinden vazgeçmesi karşısında, değişen suç vasfına göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.