Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/134 E. 2020/19422 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/134
KARAR NO : 2020/19422
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı – karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının 10.12.2010 – 05.02.2015 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde satış müdürü olarak aylık net 6.000,00 TL ( Brüt 8.304,46 TL ) ücretle çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, Kadıköy 21.noterliği’nin 05.02.2015 tarih 03560 yevmiye no ile fazla çalışma ücretinin ödenmesi için ihtarname çekildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai alacağı, izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 16.02.2010 – 05.02.2015 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde iş geliştirme müdürü ve daha sonra satış müdürü olarak çalıştığını, davacının 06.02.2015 tarihinde şirkete gelerek 05.02.2015 tarihi itibariyle istifa ettiğini bildirdiğini, kıdem tazminatını alabilmek için müvekkili şirkete 05.02.2015 tarihinde … Noterliği’nin 3560 yevmiye sayılı yazı ile fazla çalışma ücreti ödenmediğini gerekçe göstererek fesih ihbarnamesi gönderdiğini, davacının satış müdürü olması nedeniyle fazla mesai yapmasının söz konusu olmadığını, çalışma saatlerinin son derece esnek düzenlendiğini, tüm çalışma saatlerinin ve dönemlerinin de tamamen kendisi tarafından düzenlendiğini, davacının davalı şirkete istediği saatte işe geldiğini ve çıktığını, bazı günler işe gelmediğini, fazla mesai yapıldığı düşünülse dahi çalışma karşılığında prim ödemesi yapıldığını, davacının çalıştığı süre boyunca hak ettiği yılık izin ücretinin ödendiğini, davacı ile davalı şirket arasında 5 yıl belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesinin ( b ) bendinde sözleşme süresi içinde işten ayrılması durumunda kıdem ve ihbar tazminatı kadar ve harcanan eğitim toplamı bedeli olan 30.000 EURO kadar davalı şirkete miktarı ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle fazlaya haklar saklı kalmak kaydıyla davacıdan 12.283,79 TL (net) ihbar tazminatının ve süresinden önce ayrıldığından sözleşme gereği 118.978.31 TL tutarında Eğitim bedelinin faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Karara davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı-karşı davalı 20 günlük yıllık iznini kullanmadığı iddiasıyla yıllık ücretli izin alacağı talebinde bulunmuş, davalı-karşı davacı ise davacının 18 gün dışında izinlerini kullandığını, 18 günlük izin ücretinin ise davacıya son maaşı ile birlikte ödendiğini savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödendiğine dair kaydın bulunmadığı belirtilerek 20 gün ücretli yıllık izin alacağı hesaplanmıştır.
Mahkemece davalı-karşı davacı vekilinin delil dilekçesindeki beyanı doğrultusunda bankaya davacının 05.02.2015 tarihine kadar hesap hareketlerinin gönderilmesi hususunda yazı yazılmıştır. Dosyada 2015/2. ayına ait imzasız bordroda yıllık izin ücreti olarak 18 gün karşılığında 3600 TL tahakkuk olduğu görülmektedir. Mahkemece, davacıya ait banka kayıtlarının devamının da getirtilerek imzasız bordroda tahakkuk ettirilen yıllık ücretli izin alacağının davacıya ödenip ödenmediği hususunun araştırılarak ödenmiş ise mahsubu yapılarak hüküm kurulması gerekir. Eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.