YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14909
KARAR NO : 2020/17769
KARAR TARİHİ : 01.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Müşteki hakkında Çarşamba Devlet Hastanesinin 22.10.2015 tarihli ortopedi uzmanınca verilen raporunda ”22.10.2015 tarih ve 7128 protokol no ile …’nun Ortopedi polikliniğinde yapılan muayenesinde; Ulna kırığı, 1)Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir 2)Hayati tehlike yoktur 3)Kemik kırılmasına sebep olup fonksiyonlarını orta derecede etkilemiş olduğunu bildirir kati hekim kanaat raporudur.” şeklinde, Çarşamba Devlet Hastanesinin 11.07.2015 tarihli raporunda ”sol omuz arkasında 10*15 cm ekimotik alan, sağ omuz rakasında 5*10 cm ekimotik alan, sol kalçada 5*15 cm ekimotik alan- sol ön kol ulnada direkt grafide çatlak mevcut. BTM ile giderilemez. Hayati tehlikesi yoktur. Geçici hekim raporudur. Kati rapor ortopedi uzmanı tarafından verilecektir.” şeklinde tespitte bulunulduğu, düzenlenen raporlarda tespit edilen mevcut kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesinin sayısal olarak belirtilmediği ve raporların Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme tarafından müştekinin tüm tedavi belgeleri ve raporları, varsa grafileri en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek ve müştekide meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda denetime elverişli olacak nitelikteki raporu alınarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanığın cezasında müştekide meydana gelen kırık yaralanma bulgusu nedeniyle arttırım uygulanırken 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3)Sanık hakkında eşi olan müştekiye karşı silah ile kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a-e maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış mahkeme tarafından da sanığın eyleminin eşi olan müştekiye karşı silah ile kasten yaralama olarak kabul edilmesine rağmen sadece 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a maddesi ile hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.